Uyurken aslında kim olduğunuzu biliyor musunuz?
Merhaba dostlar.. Sebastian Fıtzek'ten okuduğum ikinci kitap olan Uyur Gezer ile selamlıyorum sizleri..
Ana karakter Leon Nader, çocukluğunda ağır bir uyurgezerlik sorunu yaşamış ve bu süreçte şiddete başvurmuştur. Psikiyatrik tedavi sonrası hastalığının geçtiğine inanır. Ancak yıllar sonra bir sabah uyandığında, karısı Natalie'nin yüzünde darp izleriyle bavulunu toplayıp evi terk ettiğini görür.
Leon, uyurken karısına zarar verip vermediğini anlamak için başına bir gece görüş kamerası takarak kendisini kaydetmeye karar verir. İzlediği görüntüler, onu evin içinde daha önce hiç görmediği gizli bir kapıdan karanlık bir labirente götürecektir.
"Uyur Gezer" sadece bir gerilim romanı değil, zihnimizin karanlık dehlizlerine yapılan tekinsiz bir yolculuk.."Terapi" kitabı kadar beni içine çekemedi çünkü, kitap boyunca Leon ve dolayısıyla ben, o gördüklerinin bense okuduklarımın bir rüya mı, halüsinasyon mu yoksa korkunç bir gerçek mi olduğunu ayırt etmekte zorlandık..
Eğer ters köşe kitapları seviyorsanız, bu kitabı okuyabilirsiniz..
Kitaba notum (kusura bakma FITZEK) bu sefer 7/10
İnsanların çoğu uyandıklarında kabuslarının sona erdiğine inanır. Oysa benimki asıl o zaman başlıyordu..
Uyku, her gece kendimizi teslim ettiğimiz geçici bir ölümdür..
Kendi zihninizin içinde bir yabancı gibi hissetmekten daha korkunç bir şey yoktur..
Gözlerinize her zaman güvenemezsiniz, ama korkularınız size asla yalan söylemez..
Kapıları kilitleyebilirsiniz, pencereleri kapatabilirsiniz; peki ya tehlike içerideyse? Ya tehlike bizzat sizseniz?
En güvenli sığınak sandığınız eviniz, bazen en büyük hapishaneniz olabilir..
Bazı sırlar, uykuda bile rahat bırakmaz..
#uyurgezer #sebastianfitzek #pegasusyayınları #beyceli #kitaplarındünyası