Mehmet

Puan vermedi·109 syf.··
2025 66. kitabı
Bir çocuğun bakışlarındaki donukluk, aslında dünyadan çoktan vazgeçtiğinin en somut kanıtıdır." Merhaba kitapsever dostlarım.. Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek şey ağır bir suçluluk duygusuydu. Alexandre Seurat, öyle bir şey yapmış ki.. Diana'nın maruz kaldığı şiddeti bize bağıra çağıra anlatmak yerine, toplumun ve bürokrasinin o buz gibi kayıtsızlığını yüzümüze çarpıyor. ​Kitap boyunca 'Neden kimse dur demedi?' diye çığlık atmak istedim. Öğretmenler şüpheleniyor, doktorlar rapor tutuyor, sosyal hizmetler kapıya kadar gidiyor ama herkes 'prosedürlere' ve 'ailenin kutsallığına' sığınıp bir adım geri çekiliyor. Diana’nın o küçücük bedenine atılan her darbe, aslında sistemin her bir çarkının nasıl bozulduğunu gösteriyor. ​En acısı da ne biliyor musunuz? Kitabın adının 'Sakar' olması. Bir çocuğun gördüğü işkenceyi örtbas etmek için kullanılan bu basit, masum kelime, kitabın içinde dünyanın en karanlık yalanına dönüşüyor. Seurat, ajitasyon yapmadan, sadece tanıklıkları arka arkaya dizerek bize şunu söylüyor.. Diana’yı sadece ailesi öldürmedi; o kapıyı çalmayan, o dosyayı kapatan, o morluğu görmezden gelen herkes bu cinayete ortaktır. ​Son sayfayı kapattığımda Diana’nın o hiç duyamadığımız sesi kulaklarımda çınlıyordu. Bu bir roman değil, bir toplumun vicdan azabı.. Ahh bürokrasi Ahh.. Vahh prosedür Vahh.. Toplumdaki sessiz çığlıkları duymak için kulak yerine yüreğe ihtiyaç vardır Kitaba notum 9/10 tavsiye ederim.. Herkes gördü. Herkes biliyordu. Ama kimse gerçekten bakmadı.. Dosyalar açılıyor, dosyalar kapanıyor; kağıtlar üzerinde her şey usulüne uygun görünüyor, ama bir çocuk gözlerimizin önünde yok olup gidiyor.. Şüphe bir zehir gibiydi, ama harekete geçmek sorumluluk almayı gerektiriyordu. Çoğu kişi zehri yutup susmayı tercih etti.. Ailenin
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Mehmet

, bir kitap okudu
Puan vermedi·109 syf.··
2025 66. kitabı
Alexandre Seurat
8.8/10 · 5,7bin okunma
Puan vermedi·405 syf.··
2025 65. kitabı
"Dünya dürüst insanlar için fazla tehlikeli bir yerdir." Hepinize keyifli pazarlar dostlar. Sizleri Grange'nin okuduğum ikinci olan "Kurtlar İmparatorluğu" ile selamlıyorum. Paris'te başlayıp Nemrut Dağı'nda son bulan müthiş bir polisiye kitabı Paris’te üst düzey bir bürokratın karısı olan Anna, ciddi hafıza sorunları ve halüsinasyonlar yaşamaktadır. Kocasının yüzünü tanıyamamakta, aynaya baktığında yabancı birini görmektedir. Kendi kimliğini sorgularken, aslında bir zihin kontrolü ve plastik cerrahi operasyonunun öznesi olduğunu keşfeder. Genç ve idealist polis Paul Nerteaux, Paris’in Türk mahallesi olan Strasbourg-Saint-Denis'de yüzleri vahşice parçalanmış üç Türk kadınının cinayetini araştırmaktadır. Katilin izini sürmek için karanlık geçmişi olan emekli polis Jean-Louis Schiffer ile iş birliği yapmak zorunda kalır. Grange, bu eserinde sadece bir katil avı anlatmıyor, aynı zamanda göçmen mahallelerinin sosyolojisini, mafya-siyaset-polis üçgenindeki kirli ilişkileri de masaya yatırıyor.. Şunu anladım Grange bir kitabı yazmadan önce o kitapta geçecek olan karakterler, ülkeler, olaylar ve terimler konusunda müthiş bir araştırma yapıyor bence.. Kurtlar İmparatorluğu bende insanın kendi geçmişinden kaçamayacağını ve "gerçeğin" bazen en korkunç kabustan bile daha acı verici olabileceği düşüncesini oluşturdu. Kitaba notum 8/10 polisiye/gerilim sevenlere tavsiye ederim. Eğer bir canavarla savaşıyorsan, onun dilini konuşmayı öğrenmelisin.. ​"Korku, insanın içine bir kere girdi mi, orada kendine ait bir dünya kurar.. Kurtlar asla evcilleşmez; sadece bazen beklemeyi öğrenirler.. ​Adalet, bazen en az suç kadar kirli ellere ihtiyaç duyar.. ​Kötülük bir hastalık gibi değildir, daha çok bir tercih ya da bir mirastır.. ​ #kurtlarimparatorluğu #grange #doğankitap
Kurtlar İmparatorluğuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202010,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 64. kitabı
"BİR MUM YAKMAK KARANLIĞA KÜFRETMEKTEN İYİDİR" kitabın bana verdiği en güzel ders diyebilirim bu güzel söz için.. Top model Warıs Dırıe'nin otobiyografisi olan "Çöl Çiçeği" ile selamlıyorum sizleri kitapsever dostlarım.. Waris Dirie'nin Çöl Çiçeği kitabı, okuyucuyu Somali'nin zorlu çöl koşullarından uluslararası moda dünyasının ışıltılı podyumlarına taşıyan, kalbi acıyla burkan ama aynı zamanda umutla dolduran, sarsıcı bir hayat dersi. ​Kitabın merkezinde, Dirie'nin çocuk yaşta maruz kaldığı kadın sünneti gerçeği yatıyor. Yazar, bu insanlık dışı geleneğin yarattığı fiziksel ve ruhsal yıkımı büyük bir cesaret ve dürüstlükle anlatıyor. Bu bölümler zorlukla ve hayretler içerisinde okudum.. ​Kitap, aynı zamanda azim, direnç ve hayatta kalma gücünün de hikayesi. 12 yaşında zorla evlilikten kaçmak için çölde tek başına yürümesi, Londra'da elçilikte hizmetçilik yapması ve ardından tesadüfen keşfedilip süpermodel olması... Dirie'nin mücadelesi, 'imkansız' diye bir şey olmadığını kanıtlıyor. ​ Kitabın dili akıcı, samimi ve son derece etkileyici. Mutlaka okunması gereken, farkındalık yaratan güçlü bir eser. Bu kitabı kadınların değil özellikle erkeklerin okuması gerekiyor.. Kadına nasıl davranılacağını öğrenmeleri için.. Sahip olduğumuz değerlerin ve ülkemizin kıymeti bilinmeli.. Kitaba notum 9/10 ​Namusumuzu korumak için çölü geçip, dünyanın öbür ucuna kadar kaçsam bile, bedenimdeki yara izi hep benimle gelecekti.. ​Bütün hikayem bir kelimede yatıyor: Sessizlik. Benim kültürümde kadınların sesi yoktu.. ​Gelenek, insan haklarından üstün olamaz.. ​Bana bir çöl çiçeği diyorlardı. Ama ben çöl çiçeği değil, yalnızca bir kadındım.. Kaçmaya karar verdiğimde, artık kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Bu, özgürlüğümün başlangıcıydı.. ​Hayatta kalmak için güçlü olmak
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma