Mehmet

Mehmet
@BeyceLi16
Puan vermedi·400 syf.··
2026 22. kitabı
"Yoruldum patron, insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum." Merhaba kitapseverler sizleri Stephen King'in ( filmi de çok meşhur ) Yeşil Yol kitabıyla hürmetle selamlıyorum.. Stephen King ile tanışma kitabım olan "Yeşil Yol", zihnimde ve kalbimde silinmesi güç izler bıraktı. E Koğuşu’nun o soğuk duvarları arasında, ölüm mahkûmları ve gardiyanların hayatlarının kesiştiği o ince çizgide, aslında insanlığın en çıplak halini okudum.. Kitabın merkezindeki John Coffey, o dev cüssesinin ardında bir karıncayı bile incitmeyecek kadar naif, sürekli ağlamaklı ve dünyanın acısını omuzlarında taşıyan biri. Onun o meşhur cümlesi kulaklarımda çınlıyor "Yoruldum patron, insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum." İnfaz odasına giden o yeşil zeminli yol, aslında hepimizin bir gün yürüyeceği o son yolu temsil ediyor. Önemli olan, o yolun sonuna geldiğimizde heybemizde ne taşıdığımız. Coffey, karanlık bir dünyada parlayan bir ışık gibiydi.. Ama o ışık, karanlığın kendisine çok ağır geldi. Kitapta beni en çok etkileyen nokta E koğuşu görevlilerinin gerçeği bilmelerine rağmen infazı gerçekleştirmeleri oldu. Ben olsam sorusunu sormadan geçemedim. Ben olsam, sonucu her ne olursa olsun masum bir insanın öldürülmesine hayatım pahasına da olsa engel olurdum. Gerçeği bilmek çoğu zaman bir lütuf gibi sunulur, ancak bazen insanın ruhuna giydirilmiş en ağır gömlektir. Hele ki o gerçekle bir şeyi değiştiremeyeceğinizi anladığınız an, bilginin bir güç değil, bir prangaya dönüştüğü andır. John Coffey örneğinde olduğu gibi; birinin masumiyetini bilmek ama adaletin mekanik çarklarının o masumu öğütmesini izlemek zorunda kalmak, insanın içindeki o adalet duygusunu kanatır. Yasalar bazen sadece "yazılı olanı" yapar, oysa gerçek kalbin içindedir. Gerçeği bilip susmak zorunda
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
Reklam

Mehmet

, bir kitap okudu
Puan vermedi·500 syf.·
2026 25. kitabı
Buket Uzuner
8.1/10 · 13,1bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 21. kitabı
"Badem ağacı en sert kışta bile çiçek açar. Biz de öyle yapmalıyız." Merhaba kitapseverler... Sizleri uzun süre etkisinden çıkamayacağım "Badem Ağacı" kitabıyla hürmetle selamlıyorum... Yıl 2026 ama o günlerden bu günlere iyi anlamda değişen hiç birşey yok.. Aksine ortada Filistin diye bir ülke de yok Herşey yok oldu dünyanın seyri önünde malesef.. Roman, 1950’li yıllarda Filistinli bir köyde yaşayan Ahmed Hamid’in hikâyesini anlatır. İsrail-Filistin çatışmasının ortasında kalan Ahmed, ailesinin topraklarını, evini ve kardeşlerini kaybetmesine tanıklık eder. Ancak Ahmed’i akranlarından ayıran en büyük özelliği, matematik ve fen bilimlerine olan olağanüstü yeteneğidir. Ahmed, babasının "Nefret, sadece nefreti doğurur" felsefesini benimseyerek, intikam almak yerine eğitim yoluyla ailesini kurtarmaya ve dünyayı değiştirmeye odaklanır. Filistin-İsrail meselesine bir çocuğun gözünden bakarken; öfkenin yerine sabrı, intikamın yerine eğitimi koymanın ne kadar büyük bir devrim olduğunu görüyorsunuz. Kayıpların ve imkansızlıkların içinde, bir insanın kendi kaderini bilimle ve azimle nasıl yeniden yazabileceğine tanıklık etmek çok ilham vericiydi. Okurken duygulanmamak ağlamamak imkansız bu kitabı Okumayan varsa okusun tavsiye ediyorum... Kitaptan yarım puan kırıyorum. Kırdığım nokta da malum gereksiz kısım.. Kitaba notum 9.5/10 Duvarlar sadece taştan yapılmaz; en yüksek duvarlar insanların zihinlerindedir. Acı her dilde aynıdır. Bir annenin gözyaşı, hangi milletten olursa olsun aynı tuzlu tadı taşır. Geçmişi değiştiremeyiz ama geleceği ellerimizle şekillendirebiliriz. Kader, başımıza gelenler değil; başımıza gelenlere verdiğimiz tepkilerdir. Bilgi, kimsenin senden çalamayacağı tek mülktür. Eğitim benim silahımdı; kalemim ise kılıcımdı. Ben savaşımı kağıt üzerinde
Badem AğacıMichelle Cohen Corasanti · Pegasus Yayınları · 20154,636 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 20. kitabı
"Dünya böyleydi işte... Kiminin parası vardı, kiminin imanı. Kiminin de ne parası vardı, ne de imanı. Sadece canı vardı, o da boğazına takılmıştı." Merhaba dostlar, sizleri çok sevdiğim ve kitaplarını zevkle okuduğum usta yazar Orhan Kemal'in "Cemile" kitabıyla saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum... Orhan Kemal kitaplarında hayatın tam merkezinden hikayelere yer veriyor. Belki de kitaplarını severek okumamız bu yüzden... Kitaba gelecek olursam, Orhan Kemal’in kalemi, ekmek kavgasının içindeki insanı en çıplak ve en sıcak haliyle anlatır. Cemile, sadece bir aşk hikâyesi değil; Çukurova’nın tozlu fabrikalarından yükselen direnişin, emeğin ve onurun romanı. Kitapta Boşnak kızı Cemile’nin saflığı ile fabrikanın katı gerçekliği arasındaki o ince çizgide yürürken, yazarın "küçük insanlara" duyduğu sonsuz şefkati her satırda hissediyorsunuz. Okurken hem hüzünlendiren hem de umudu diri tutan bir klasik. Emeğin ve sevdanın birbirine dolandığı o eşsiz atmosferi çok derinden hissettim... Kitabın devam kitapları varsa yorumda belirtir misiniz... Sanki hikaye yarım kaldı gibi hissettim. Kitaba notum 8,5/10 İnsanoğlu kuş misaliydi... Bugün buradaysa, yarın nerede olacağı belli olmazdı. Fakirliğin gözü kör olsun derler ama asıl kör olan, fakirin halinden anlamayan zenginlerin gözüdür. İnsanın onuru, karnının tokluğundan daha önemliydi bazen. Cemile, bunu o dik duruşuyla herkese kanıtlıyordu. Sevmek, sadece birini beğenmek değil; onunla birlikte dünyanın yükünü omuzlamayı göze almaktı. Kalp, mantığın bittiği yerde başlar; hele ki işin içine sevda girdiyse, fabrikadaki çarklar bile başka türlü döner. Fakirliğin gözü kör olsun derler ama asıl kör olan, fakirin halinden anlamayan zenginlerin gözüdür. #cemile #orhankemal #everestyayınları #kitapalıntıları #kitaplarındünyası #beyceli
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma