Elinin üstüne bir damla yaş düştü. Gözle görülemeyen karmaşık kristalize tuz desenlerinden oluşan gözyaşı sıvısı. Kendi vücudundan gelen ve DNA'sının izini taşıyan bu damla, belki burada belki kilometrelerce uzakta bir kar tanesiydi bir zaman lar ya da bir buhar zerreciği; tekrar tekrar sıvıdan katıya, buhara ve yine sıvıya dönüşüyor ama moleküler özünü koruyordu. Fosil dolu toprağın altında onlarca hatta belki binlerce yıl boyunca saklı kalmış, göklere tirmanmış ve sis, pus, muson yağmuru veya dolu fırtınası olup yeryüzüne geri dönmüş, sürekli yerinden edil miş ve yeniden konumlanmıştı. En ala göçmendi su; yolda olma halinden bir türlü çıkamaz, asla bir yere yerleşemezdi.
Şunu belirtmek gerekir, veba sevme gücünü ve hatta dostluk duygusunu herkesin elinden almıştı. Çünkü aşkın biraz olsun geleceğe gereksinimi vardır ve bizler için kısa anlardan başka bir şey yoktu artık.
“Şunu iyi anlayın, doktor. AMA ile VE arasında gerektiğinde kolayca bir seçim yapabilirsiniz. VE ile SONRA arasında bir seçim yapmak daha zordur.
SONRA ile ARDINDAN’a gelince iş daha güçleşir. Ancak kesin olarak en güç olan, VE’yi kullanmak gerekip gerekmediğine karar vermektir.”