Kırılmış bir halim vardı, daha çok kızmış aslında. Hedef şaşırdım kitaplara küstüm uzun zamandır. Bu uygulama ile bir kez daha farkettim ki hiçbirşey aklı kitap kadar dinginlestirip sana onun kadar iyi ayna olamaz.
Çok dolaylı anlatım. Kendi adıma diyebilirim ki daha derin bilgiler umdum okurken. Ama sonunda farkettim ki istenen tarihi bilgi vermek değil tarih denen sayfa aralıklarında satır aralarında kalmış insanların duygularını anlatmak.
Belki de ben yanılıyorum. İnsanoğlunun sınır tanimazliginin bedelini yine insanoğlu ödüyor. Ama hep güçsüzler hep iktidarları seçenler bedel ödüyor.
Özetle neyi istediğine dikkat et gerçek olabilir.
İnançlarınızı kültürel bakış açısını genel olarak bir köşede bekletin kitaba başlarken. Tanrının varlığını kabul etmeyen bir tanrıya ihtiyaç duymayan tanrıyı bile insanın yarattığını düşünen bir yazar okuyacaksınız. Ama göreceksiniz ki insan gerçekten bu kadar küstah ve kibirli. Modern insanın milyonlarca insanın cesetleri üzerinde zorla alınmış yaşam hakları ve toprakları üzerinde yükselen imparatorluğunda kapital denen şeyin kölelik düzeninin görünmez zincirleri ile hepimizi birseylere bir yerlere mahkum ettiğini anlayacaksınız bir kez daha. Açgözlülügunuzden utanıp kaybolan toplumlar için üzüleceksiniz.
Kitabı okuyanlara tavsiyem bitiminde "life"ı izleyin. Küstahlıkta sınır tanımayan insanın nelere sebep olabileceğini kendi başına çoraplar da ördüğü gerçeğini daha da orecegini görün. Bilime borçlu olduğumuz çok şey var elbet bu değişimlerin özünün amacının o kadar da masum olmadığını bir kez daha anlamak biraz ağır sadece
Biz sanki son 500 yılın öncesinde daha mı iyiydik. Daha mı huzurluyduk. Bu hırs bu kovalamaca daha mı mutlu etti bizi yoksa özünden uzaklaştırılmış insan özgür olduğunu zannederken aslında daha mı çok sıktı iplerini... Düşünmeye değer.
Okumaya kesinlikle değer.