Kaan

Kaan
@Beylerbeyi
Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok... Ömer Hayyam...

Kaan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.·
7 günde okudu
·
2024 17. kitabı
T. E. Lawrence
6.5/10 · 207 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rabbimin ekmeğini Türk dişleriyle yiyiyordum….
Neseli bir gruptuk; Nesib, Faiz, Muhammed el-Heylan, Avde nin politik kuzeni, yegeni Zaal ve akinlar arasinda birkaç günlügüne Ve-cih'de dinlenen Serif Nâsir. Faysal'a Abdullah'in kampyla ilgili tuhaf hikâyeler anlattim ve demiryollarini vurmanin keyfini gikardim. Birden Avde yüksek sesle "Allah muhafaza!" diyerek ayaga firladi ve çadir dan dışarı fırladı . Birbirimize baktik ve disardan bir çekiç sesi geldi. Ne anlama geldigini grenmek için arkasindan gittim ve Avde nin bir kayanin üzerine egilmis, takma dislerini bir tasla parçalara ayırdığını gördüm. "Unutmusum," diye açıkladı, bunları bana Cemal Pasa vermişti. Rabbimin ekmegini Türk disleriyle yiyordum!" Ne yazik ki kendi disleri çok azdi, bu yüzden bundan sonra sevdigi eti yemek zor ve acı vericiydi ve biz Akabe yi alincaya ve Sir Reginald Wingate ona bir Müttefik takim yapması için Misirdan bir disçi gönderinceye kadar yarı aç dolasti.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Lawrence’ye göre Bedevi kimdir ?
Bedeviler tuhaf insanlardı. Bir İngiliz için, deniz kadar geniş ve derin bir sabra sahip olmadan onlarla birlikte kalmak pek mümkün değildi. İştahlarının mutlak köleleriydiler; zihni mukavemetleri bulunmuyordu; kahve, süt ya da su için sarhoş, haşlanmış et için obur, tütün için utanmaz birey dirençlerdi. Nadiren yaptıkları cinsel aktivitelerinden önce ve sonra haftalarca rüya görürler ve aradaki günleri müstehcen hikâyelerle kendilerini ve dinleyicilerini için geçirirlerdi. Eğer yaşam koşulları onlara fırsat verseydi, tam bir şehir düşkünü olurlardı. Güdüleri, şeyhin ötesindeki müreffeh köylülerden çalmak gücü: Arabistan’ın yoksulluğu onları basit, açgözlü ve nazik kılıyordu. Şayet medeni hayata zorlandılar, hastalıklara, cimriliğe, lükse, zalimliğe ve yabancılığa yenik düşeceklerdi ve aşılamadıklarından vahşiler gibi bunlara aşırı bir şekilde maruz kalacaklardı. Eğer onları hakimiyet altına almak istediğimizden kuşkulanırlarsa, ya huysuzlanırlar ya da çekip giderlerdi. Eğer onları anlarsak ve onlara cazip gelecek şeyler yapmak için zaman ve emek harcarsak, zaman beni memnun etmek için büyük olarak katlanırlardı. Elde edilen sonuçların bu çabaya değip değmediğini kimse söyleyemezdi. Bu büyük getirilerle alışkın olan İngilizler, Şeyhin ve Emirin her gün harcadıkları zamanı, düşünceyi ve inceliği bizlerse yetersiz amacımız için harcamazlardı ve harcayamazlardı da, Arap süreçleri açıktı, Arap zihniyeleri bizimkiler gibi mantıksal olarak hareket ediyordu, ama kendilerinin anlaşılması veya farklı hiçbir şey yoktu: Tembelliğimiz ve cehaletimiz dışında, onların anlaşılma ya da Doğulu olarak adlandırabileceğimiz veya hatalı anlamalarımız olarak bırakabileceğimiz hiçbir mazeret veya neden bulunmuyordu.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Sınanmadıkların hakkında asla atıp tutma!!!
İnsanoglunun alışamayacağı koşul yoktur, hele de çevresindekilerin herkesin aynı koşullarda yaşadığını görüyorsa. Levin, bugün yaşadığı koşullarda, amaçsız ve anlamsız, üstelik aşırı para harcadığı bir yaşam sürerek, sarhoşluk ettikten (kulüpte yaptığı şeye başka bir ad veremiyordu), bir zamanlar karısının âşık olduğu adamla biçimsiz dostluk ilişkilerinden, düşmüş demekten başka bir ad verilemeyecek bir kadınla da biçimsiz bir şekilde ziyaret ettikten ve bu kadına gönlünü kaptırdıktan ve karısını üzdükten sonra rahat rahat yatıp uyuyabileceğine, bundan üç ay önce dünyada inanmazdı. Ama yorgunluğun, uykusuzluğun ve içtiği içkinin etkisiyle rahat ve derin bir uykuya dalmıştı.
Sayfa 916·Kitabı okudu