Bunca yıl payıma düşen bulanık çamurun içinde durduğum kabahati işlediğim, işlemiş olabileceğim cinayetlerden bile daha büyük kabahat hem de. Asıl hata, yaptıklarım değil, bana onları yaptıranların arasında kalmayı sürdürmemdi. Doğru nedir emin olamazdım ama yanlışın yapış yapış koynunda onu tanıyacak kadar uzun yaşamıştım.
İşte o an anlıyor ki, kalp bir şeyi beyinden önce seziyor. Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil. Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi önce kalpten, sonra beyinden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeye çalışıyor ama kalp çoktan etkilenmeye başlamış.
Yaşamak, istemektir;istemek ise acı çekmeyi beraberinde getirir. Her istek gereksinimden doğar. Dolayısıyla her istek eksiklikten ve bundan kaynaklanan acıdan doğar.