Biraz dine eğilimi olan sınıfımız tarafından korunmaya çalışılan, yarı İslâmi, yarı İslâm dışı örf ve adetlerin karışımdan oluşan bu din, hem fikir hem amel olarak toplumumuzun zengin ve aydın kesimi için hemen hemen bütün çekiciliğini kaybetmişti.Arta kalan cazibe de gittikçe azaldı.Bir taraftan rakip bir medeniyet, beyinleri fethetmeye, gönülleri kazanmaya, gözleri kamaştırmaya elverişli olan bütün malzeme ve kaynaklarıyla ilerlemesini sürdürürken, diğer tarafta İslâm, aklı tatmin edemeyen, kalbe hitap edemeyen ve gözlerim memnun edemeyen münakaşalar, teolojik mevzular ve zihni tembellikle temsil ediyordu.Sonuç olarak, emrinde dünyalık meta bulunan ve zihni kapasite sahibi olan kişiler,dine olan birazcık ilgilerini de kaybettiler.Ve Batı Medeniyeti tarafından yavaş yavaş emildiler.Böylece dini mirasımıza ilişkin sorumluluk, maddi,zihni ve sosyal olarak daha düşük seviyedeki kişilerin hususu bir işi oldu..
"Ben, gerçekte İslam'ı çok dikkatli bir inceleme ve araştırmadan sonra benimsemiş olan bir çeşit mühtediyim.Kalbim de,kafam da bu yolun dışında başka bir selâmet ve emniyet yolu olmadığını söylüyor.Sadece gayri müslimleri değil , müslümanları da İslam'a davet ediyorum.Fakat bu davetin gayesi ,kendisi İslam yolundan sapmış olan, halihazırdaki müslüman diye adlandırılan toplumu korumak ve pekiştirmek değildir.Benim davetim: Gelin dünyaya yayılmış olan zulüm ve kargaşaya son verelim.İnsanın insana olan hâkimiyetini söküp atalım."
Fakat biz,hep başkalarının ölümüne tanık olduğunuzdan,hep başkalarının cenaze namazinda bulunduğumuzdan,bu tecrübeyi sürgit başkaları geçirecek sanıyoruz.Aramizda kimse kendi cenaze namazına tanık olmadı.Fakat böyle olması bizi kandırmalı mı?
....Hal böyleyken,yani İslam toplum düzeni boyutlarıyla uygulanamazken,belirli amaçlarla onun yalnızca ceza hukukunu uygulamaya aktarmak, haksızlık ve sakatlık olur.Çünkü İslam'ın belirli hususlarda uygulanmasını öngördüğü müeyyideler,yalnız ve ancak İslam toplumu düzeninin yürürlükte olduğu yerde geçerli ve anlamlı hükümler olarak tezahür eder.Çunku bu müeyyideler,o toplum düzeninin normlarına göre oluşmuştur.