“İnandığın şeyler seni daha iyi bir insan yapmaz. Daha iyi biri olup olmadığını belirleyen şey nasıl davrandığındır.”
Ne olduysa hayırlısı için oldu.
Ne oluyorsa hayırlısı için oluyor.
Ne kaybettin ki ağlıyorsun.
Ne getirdin ki kaybettin.
Ne yarattın ki yok oldu?
Ne aldıysan buradaydı.
Ne verdiysen buradaydı.
Sana bugün ait olan
Dün başkasına aitti
Yarın da bir başkasına ait olacak
O zaman ne için boşuna üzülüyorsun?
Her şeyle savaşamazsın
Her konuda en iyisini yapamazsın
Her zaman mantıklı davranmak mümkün değildir
Bazen akışına bırakmak gerekir
Bazen savaşmak yerine yenilmek gerekir, huzurlu olabilmek için…
“ Fırtına geçtikten sonra onu nasıl atlattığınızı hatırlamayacaksınız. Nasıl hayatta kaldığınızı da. Hatta fırtınanın dinip dinmediğinden bile emin olamayacaksınız. Ancak bir şey kesindir. Fırtınadan çıktıktan sonra fırtınaya girenle aynı insan olmayacaksınız.”
Aşırılıklar hep beni ürkütür. Bir kişiyi, işi, durumu ya da düşünceyi saplantı derecesinde aşırı sevmek genelde sevilen şeyle ilgili değildir. Başka bir duygunun telafisi olma ihtimali çok yüksektir.
Elbette sevdiğini göster ama sevgi dilenme. İnsanlar için fedakarlıklar yap ama bunu kendine rağmen yapma.
Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar verdiniz mi akıl düşünmeyi dolayısıyla gelişmeyi durdurur. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken başkası açılır.