Esma Beyza AL

Esma Beyza AL
@Beyzagordebil
Öğretmen ~ Psikolog
Fsmvü İslami İlimler - Psikoloji
Ordu
Konya, 5 Mayıs 1995
191 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
9/10
·115 syf.·
2017 6. kitabı
Bir yazar her cümlesi, her noktası ve virgülüyle nasıl içimizden biri olabilir, nasıl bu kadar sade ve derin bir üslupla anlatır Anadolu'nun hikayelerini? Mustafa Kutlu dönemimizin en iyi öykü yazarıdır bana göre. Her kitabında okuyucusuna olan samimiyetini görmek, kendimden bir şeyler bulmak ve o muazzam kalemi beni etkiliyor. Kesinlikle daha fazla Mustafa Kutlu okumam gerektiğini anlıyorum. Hepimizin bir Uzun Hikaye'si var şüphesiz. Mustafa Kutlu da Sosyalist Ali Bey'in hikayesini anlatıyor. "Sinemayı yakıp Münire'yi kaçıran Bulgaryalı Ali'nin destanı" nı anlatıyor. Bulgar muhaciri, haksızlığa tahammül edemeyen bu yüzden de sürekli başı belaya girdiği için şehir şehir gezen, her işten anlayan, yakışıklı, karizmatik, ağzı laf yapan bir adamdır Ali Bey. Daha çocukluktan başlayan göçebe hayat Ali Bey ve ailesi için hiç son bulmuyor. Münire'yi kaçırıp bir tren vagonuna yerleşmeleriyle de yoksulluklar, zorluklar içinde de olsa sevgi dolu kimine göre uzun kimine göre kısa hikayeleri başlıyor. Hikaye Ali Bey'in oğlu tarafından anlatılıyor. Babasıyla aynı kaderi paylaşıp paylaşmadığı ise bir muamma. Her şey çok gerçek. Ali ve Münire'nin aşkı da hepimizi kıskandıracak, imrendirecek cinsten. Ve keşke adı gibi uzun olsa dediğim bir Mustafa Kutlu kitabı daha. Emin olun kitap bitmeden elinizden bırakamayacaksınız :) iyi okumalar.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.·
2017 1. kitabı
Van Gogh 'un eşsiz tablolarından biri olan Yıldızlı Gece'nin kapak fotoğrafı olarak seçildiği bir kitap... Burjuva sınıfından bir subayın içinde bulunduğu bu kesimin yapaylığından dolayı çevresine, insanlara ve en önemlisi de kendine yabancılaşması, insanî hislerini kaybetmesi ve yeniden duygularına kavuşabilmek için farklı yollar deneyip en sonunda kendini ona ve yaşantısına hiç yakışmayacak yerlerde bulması ve bir pazar gecesi suç işleyip kötülüğü vücudunun her zerresinde hissetmesiyle yeniden insan oluşu, duygularına yeniden kavuşması adeta yeniden doğuşu anlatılıyor. Kitabın başında verilen bilgiye göre kurgu Stefan Zweig'e ait değil. Savaşta ölen bir subayın çekmecesinde bulunan notlardan derleniyor. Bazı yerlerde Zweig'in o dokunuşlarını hissetseniz de ben çok zevk alamadım. Zweig'in ruh tahlillerini fazlasıyla arattı bu kitap bana çünkü psikolojik tahlilden çok çevre tasviri vardı. Zweig okuduktan sonra çok yavan geldi ve beklentimi karşılamadı. Ama kötü bir kitap değil. Kısa sürede bitecek türden. Zaman kaybı olmayacağını, mutlaka bir şeyler katacağını düşünüyorum. İyi okumalar :) ...
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
Puan vermedi·68 syf.·
2016 114. kitabı
" Sen, beni asla tanımadın!" Hepimiz birilerine söylemişizdir bu sözü. Hepimiz birilerine gerçek benliğimizi haykırmak isteyip de susmak zorunda kalmışızdır. R.'ye meçhul bir kadın tarafından yazılan bu sırlarla ve gizemlerle dolu mektupta da bir kadının acılarına, sessiz çığlıklarına, R.'nin onu tüm karşılaşmalara rağmen hiç tanımayışına ve kadının R.'ye duyduğu saf aşka şahit olacaksınız. Çocuk yaşta başlayıp sonsuzluğa uzanan sessiz, beklentisiz, karşılıksız, tutkulu, büyüleyici bir aşk... Zweig, içinde bulunduğu dönemin de etkisinde kalarak kitapta ruh tahlillerine fazlaca yer vermiş, psikolojik çözümlemeler yapmıştır. Adeta tutkulu bir "Aşkın Psikolojisi"ni yazmıştır. Gerçekten çok etkileyici, elinizde olmadan kendinizi gerçek aşkın ne olduğunu sorgularken bulacaksınız.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Puan vermedi·206 syf.·
2016 111. kitabı
Yazılmayan mektupların kefareti... Tıpkı bilerek bozulan bir orucun kefareti için tutulan 61 oruç gibi unutulan mektup geleneğinin kefareti, 61 mektuptan oluşuyor kitap. İmam Şafii'den Dante'ye, Montaigne'den Stefan Zweig'e hatta Hint ve Çin atasözlerine kadar bir çok alıntı bulunmakta kitapta. Sevgili Dost’a yazılan mektupların hepsi sıcak, samimi, içten, düşündürücü; bizim hissetmeden gönderdiğimiz mesajların, e-maillerin aksine. Her cümlede bizden bir şeyler var ve bazen okuduğunuz bir cümle sizi saatlerce düşündürebiliyor, hayata başka bir pencereden bakmanızı sağlıyor. Kesinlikle her kitaplıkta olmalı ve ara ara altını çizdiğiniz satırları okumalısınız. Elimizden geldiğince sevdiklerimize mektuplar yazmalıyız. Sonsuza kadar kutularda saklayıp, özlem duydukça koklayıp okuyabileceğimiz, el yazısıyla yazılmış mektuplar...
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
10/10
·112 syf.·
2016 51. kitabı
Bir başucu kitabı... Klas duruş nedir diye soranlara: "Klas duruş, her şeyden önce mala mülke itibar etmemektir. Vicdanlı olmaktır. İlkeli olmaktır. Yazdıklarınızla yaşama biçiminiz arasında çelişki olmamasıdır. Her koşulda, doğru bildiğiniz şeyin arkasında durmaktır." Diyor Nuri Pakdil. Ona muhafazakar diyenlere inat devrimci olduğunu vurguluyor her fırsatta. "Ne sağcıyım, ne solcuyum; ben sadece İslamcıyım efendim!" Diyor o bilinen üslubuyla. Kitap Nuri Pakdil'in öncüsü olduğu hareketlerden biri olan öz Türkçeyle yazılmış tamamen. Kisa denemelerden oluşuyor ve bir günlük şeklinde yazılmış 1984 yılına ait. Edebiyat Dergisi Yayınlarının kapandığı sıralara tekabül ediyor. Yeni bir dil, düşündürücü bir anlatım tarzı, bazı yerleri anlamak güç; dönüp dönüp tekrar okunması gerekiyor. Ama o cümlelerin altında yatan anlamı idrak ettiğinizde bu ülkeye bir daha Nuri Pakdil gibi güzel adamların gelmeyeceğini anlıyorsunuz.
Klas DuruşNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 19971,319 okunma
Reklam