"Tüm hayat söz konusu olduğunda korkunç kaderciyimdir. Çünkü hayatının bir yazgı olduğuna inandıktan sonra büyük, şaşırtıcı, serüven dolu, korkunç bir uğraş bekler seni: Yazgını keşfetmek; yazgını keşfe çıkmaktan yılmamak... Yüreksizler ya da sıradan insanlar ürkerler bundan. Benim kendimi beğenmişliğimin sırrı budur işte. Ben yazgımdan korkup çevreme duvarlar örmem. Ne olursa olsun, onu keşfetmekten gurur duyarım. Çünkü o benimdir."
Bir gün insanların pek çok konuştuklarına dikkat etmiştim. Iki kişi ille de konuşmadan olamazlar mı, diye düşünmüştüm. Çünkü konuşmak, o iki kişi arasında eksik olan bir şeyin yerine geçiyordu sanki. İnsanlar konuşarak, yalnızlıklarını ya da iki ayrı kişi olma durumlarını ortadan kaldırdıklarını sanıyorlardı. Konuşma gereğini duymadan iki kişi bir arada olabilse, derdim. Bunu isterdim.
Ama bilemiyorum ne deliliktir, ne değildir; kim karar verebilir kesinlikle. Çünkü galiba her adamın içinde deliden de akıllıdan da ötede bir başka adam var ve o adamın delice ve akıllıca işlerine aynı tiksinme ve aynı şaşkınlıkla bakıyor içerden.