Sevgili okurlar,
Bugün sizinle Operatöre Bağlanıyorsunuz-3 kitabını inceleyeceğim. Baştan söyleyeyim bu incelemeden çok bir veda olacak. Beni bu tarz kitaplara alıştıran, klasik dışında kitap yoktur anlayışından kurtulmamı sağlayan bu kitap serisi oldu. Bu seri sayesinde bu tarzdaki diğer kitaplara da şans verdim. Bu nedenle öncelikli olarak bana o sığ görüşten kurtulmamı sağladığı için kitabın yazarı sevgili Kübra Kiraz Berk'e çok teşekkür ederim. Aşağıda yazdığım şeyler kitap serisini okumayanlar için spoiler içerir️️️, uyarısını geçmiş olayım.
Serce'ye bayılıyorum. Gerçekten inanılmaz bir karakter. Her şeyi çat çat söyleyebiliyor olması, kimseden korkmaması, korksa bile kendini ezdirmemesi, arkadaşlarına ve ailesine canından bile çok sahip çıkması ve daha sayamayacağım bir çok özelleğiyle mükemmel bir karakter. Keşke Serce gerçek olsa ve arkadaşım olsam. Ona ve onun çenesine ihtiyacım var.
Ceyhun Çapkın... gerçekten böyle bir erkek dünyada var mıdır? Açıkçası bilemiyorum, varsa da beni bulur mu? Onu hiç bilmiyorum. İlk kitapta defalarca deneyip Serce'ye ulaşması, onu hep koruyup kollamaya çalışması, ona bu dünyadaki en nadide şeymiş gibi davranması... Gerçekten fevkalade bir erkek.
Ufuk ve Avni o kadar matrak insanlar ki, gerçek hayyatta onlar gibi birine hiç rastlamadım. Her durumda oldukları durumu daha da zorlaştırmanı bir yolunu buluyorlar. Özünde iyi insanlar ama biraz salaklar.
Ve son olarak sırma... Son kitapta tanışmış olsakta onuda çok sevdim. Kendisini biraz daha tanımayı çok isterdim.
Bu seriye veda etmek beni çok üzüyor ama içimde bir umut belki 4. bir kitap daha gelir diye düşünüyorum. Sonuçta 3. Kitapta yıllar sonra gelmişti. Hoşça kal Operatör ailesine, seni özleyeceğim...
Hayat,insanlar, yaşam… Neden hepsi bu kadar acımasız? Nedir bu çektiğimiz? Günden güne daha iyi olucam, iyileşicem dedikçe… Çıkan engeller, aksilikler… Tam düze çıktım, iyiyim, toparladım artık diyorum. Başka biri gelip bir tekme savuruyor. Ve yine dönüyorum başladığım noktaya. Yok mu bunun bir sonu?
Kendini olduğundan az göstermek, tevazu değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır. Aristoteles'e göre, hiçbir iyilik sahtelik bir arada gitmez; doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez.