-Ama bir yararı olmaz ki, dediydi o. Cebir, nefret, tarih, hepsi de. Erkeklerin kadınların hayatı hakaretle, nefretle solar gider. Gerçek hayatın tam zıddı olduğunu herkes bilir bunların.
-Ne? Dediydi Alf.
-Sevgi, dediydi Bloom. Yani nefretin karşıtı.
Joyce külliyatı uçsuz bucaksız bir yağmur ormanının edebiyattaki karşılığı, hiç tükenmeyecekmiş gibi görünen zengin bir kaynak haline geldi. Joyce aynı zamanda eleştirel esnekliğe izin veren bir oyunbazdı. Bizzat kendisinin, eserlerindeki her şeyin ne anlama geldiğini tastamam bildiğini söylemesi bile geliştirilecek düşüncelere bir kısıtlama getirmedi.