"Kelimeler...
Etrafım binlerce kelimeyle çevrili. Belki de milyonlarca." diye başlıyor bu muhteşem kitap. On bir yaşındaki -neredeyse on bir- beyin felci geçirmiş bir kızın, Melody'nin yaşadığı zorluklar, hayalleri, umutları, başarıları, başarısızlıkları, beklentileri, zorlu mücadelesi... Kısacası her yönüyle yaşantısı, duygularıyla birlikte öylesine ustaca kaleme alınmış ki bu kitabı okumamak büyük kayıp olurdu. Aslında çocuk/genç kitapları (+10) kategorisine giriyor ama tıpkı "Küçük Prens" gibi her yaş grubuna hitap edebilecek bir eser.
Kitabı okurken günlük hayatımızda oldukça sıradan olan otomatikleşmiş davranışlarımızın bile aslında ne kadar büyük şükür sebebi olduğunu fark ettim. Ve tabii ki konuşabilmenin... "Seni seviyorum." diyebilmenin, sarılabilmenin, hiç kimseye ihtiyaç duymadan yemek yiyebilmenin, trip atabilmenin -kitapta da bu ifade kullanılıyor- ve daha nicesinin...
Engelli bir insanın gün içinde karşılaştığı yüzlerce "engel"in, onun hayatını ne kadar zorlaştırdığını ve belki de farkında bile olmadan onları ne denli incitebildiğimizi gördüm okuduklarım arasında.
Kitapta sadece Melody'nin yaşadıkları değil, ailesinin yaşantısı da öylesine güzel aktarılmış ki kendimi film izliyor gibi hissettim.
Ve bedeni değil yüreği engelli insanların zavallılığı... Bunun yanında, yaşantımızdaki gerçekten "İYİ" insanların bizim için ne kadar büyük şans oldukları...
Kitabın kapak tasarımına hayran kaldım, çok anlamlı. Sayfa düzeni, punto seçimi, genel anlamda dizgisi gayet özenli; sayfalar içinizi açıyor :) Yazım ve noktalama konusunda da başarılı -birkaç hata dışında- bulduğumu söyleyebilirim.
Aslında çok da konuşmaya gerek yok. Sonuçta 48 ödül almış bir kitap. Daha ne olsun:) Alın ve okuyun, derim :)