Kitapta bahsi geçen küçük ağaç küçük yaşta annesiz babasız kalarak büyükanne ve büyükbabasının yanında yetişip büyüyen Kızılderili bir çocuk. Yazarın da ta kendisi.
Büyükbaba küçük ağacı dağların, kuşların, doğanın içinde, özgürlüğüne ket vurmadan, kendi başına kararlar almasına ve sonuçlarını görmesine alan tanıyarak büyütüp yetiştiriyor. Doğayla iç içe olmayı, dengeyi ve gidişatı öğretiyor. Küçük ağaç da geçmişindeki diğer çerokiler gibi kendini doğaya ait hissediyor. Her şeyin gidişatın bir parçası olduğunu biliyor, kabulleniyor. İçerikteki her ayrıntıyı yazmak istemiyorum, kesinlikle okuyun.
Son olarak kitapla çok özdeşleşen Karl Marx'ın bu sözünü bırakıyorum:
"İnsan doğaya ne kadar yabancılaşırsa o kadar toplumsallaşır, ne kadar toplumsallaşırsa da o kadar kendine yabancılaşır.”