Kitapta anlatılanlar konu konu başlıklarla vurgulanmış. Her konuyu ve başlığı okurken kitabın kapağında yazan cümleye tekrar dönüyorsunuz. Senden bir tane daha yok! Yazarın anlatımı sade, anlaşılır. Kitap akıcı, tek oturuşta okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Anlatılanlar hikayelerle örneklendirilmiş, sözlerden alıntılar yapılarak desteklenmiş.
Kitapta yazılanlar insanlarla sosyal ilişkilerimizde zaman zaman, belkide içinde bulunduğumuz yere ve insanlara göre her zaman deneyimlediğimiz şeyler. Kimimiz gündelik hayattaki insan ilişkilerindeki tecrübelerinden yola çıkarak bazı farkındalıklar edinmiş olabilir, kimimiz bu farkındalıkları daha geç edinmiş olabilir, kimimiz kitap üzerinde bunları okurken kendi hayatından örnekler bulup, sorgulayıp bir farkındalık edinmiş olabilir. Aslında bu tarz kitaplarda yazan cümleleri hepimiz biliyoruz çünkü zaten birebir yaşıyoruz. Fakat söz konusu kendi sosyal yaşantımız olduğunda sevdiğimiz, bizim için değerli olduğunu düşündüğümüz insanlarla olan ilişkilerimizde gerçeklik algımızı bazen kaybediyoruz ve daha farklı anlamlar arayışına giriyoruz. Bunu yaparken de kendimizi kaybediyoruz. İşte yazarın vermek istediği mesaj burda. Yazarın da bahsettiği gibi hayatın boyunca en uzun ve en değerli ilişkini kendinle yaşayacaksın. Bu yüzden kendini değersizleştirme. Yazar kitabın sonunu kitabın kapağındaki cümleye bağlıyor ve aslında kitap boyunca bize vermek istediği mesaj da bu. Yoksa kimse kitapta okuduğu cümlelerden aldıklarından hiç hata yapmadan, her zaman pozitif bir bakış açısıyla sosyal ilişkilerini yürütemeyecek. Zaten bu da çok sıkıcı olurdu. Bazen üzülecek, bazen sevinecek, bazen sevdiklerimiz için kendimizden fedakarlıklar yapacak, bazen doğrusunu bildiğimiz yanlışların peşinden gideceğiz. Önemli olan dengeyi bulabilmek ve