Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum.
Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda.
Belki de doksan sene yuvarlandım bu
dünyanın sırtında.
Hiç bilmiyorum.
"Olgun biri gibi davrandığımda, insanlar ne kadar olgun olduğum hakkında konuşuyorlar. Tembel davrandığımda tembelliğim hakkında dedikodu ediyorlar.
Roman yazamıyor gibi yaptığımda, yazamadığımı söylüyorlar. Yalancı gibi davrandığımda yalancı diyorlar. Zengin gibi davrandığımda zenginliğimi konuşuyorlar. Umursamaz görün göründüğümde ne kadar umursamaz olduğumu söyleyip duruyorlar. Fakat gerçekten acı çekip inlediğim vakit, insanlar numara yaptığımı söylüyorlar...
"Geçenlerde düşündüm de... insanı hayvandan farklı kılan şey dil, düşünce, sosyal düzen vesaire diyoruz da bunlar hayvanda da az çok bulunmuyor mu? İnanç var bir de. O da vardır hayvanlarda, eminim. İnsan, kendisinin eşrefi mahlukat olduğunu sanıyor da temelde hepimiz aynıyız. Ancak bir şey var ki insanı hayvandan ayıran, o da sir tutmaktır, değil mi?"
Istırap insanoğlu için gündelik bir ekmek, ölümse sadece bir kaderdi, ikisinden de kaçınılamazdı. Asıl dava derin bir şekilde yaşamak ve kendi kendini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsi bir çeşni vermekti