"Aynı şekilde, eğer bir deprem evinizi yıktığı sırada siz diş fırçalıyorsanız bu iki olay beyninizde sonsuza dek birbirleriyle bağlantılı olarak kalır ve ilerde bu iki olayı bu şekilde hatırlarsınız. Negatif duygular, olayları pozitif duygulara göre daha hatırlanır kılar, bunun nedeni olumsuz olayları hatırlamak ve ilerde tekrarlanırlarsa onlardan kaçınmak hayatta kalabilmek için..."
"Büyük gemiler de yok artık bayım,
Büyük yelkenler de.
Büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
İşte az önce bir karabatak daldı suya
Bir süredir kayıp.
Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya.
Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen,
Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
Bir gül, bir güle derdi ki görse,
Yalan söylüyorum!
Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım."
Didem Madak
"İnsanlar ölümü yanlış biliyor.
Arasalar seni, gelseler,
Öyle çok şey var ki konuşacak.
Bu neyin korkusudur?
Herkes kendinin de ücrasına çekiliyor.
Ne hazin, ölüm yaşayana gelir değil mi?
Benim iki hayatım oldu diyorum.
İki kere yaşayacağım, iki kere öleceğim.
Boşluk bile bunlardan anlamlı bakıyor.
Utanmak kötü, sözü değiştiriyorum.
Rahat dönsünler hayatlarına!
Sonsuzluğu bağışladı onlara eşyaların tanrısı,
Ölüm uğramayacak evlerine!
Bilmek hiçbir yalnızlığa benzemiyor,
Bir kuyu çanına dönüyor dünya.
İnsan en çok yakınlarından ölüyor Hatice..."
2016 🍂
Şükrü ErbaşYaşıyoruz Sessizce