'Büyük Patlama', uzayın 'belli' bir noktasında ve 'belli' bir zamanda değil; aksine sıfır zamanda ve uzayın her yerinde oluşan olağanüstü bir olaydır ve bir kez daha gerçekleşmeyecektir.
KÜN'deki (kef), yüce Allah'ın sıfatlarını temsil etmektedir. İkinci harf olan (nun) ise, nebilik, yani peygamberlik harfidir. (Nun) harfinin de iki boyutu mevcuttur. Biri, 'Nun'u Nübüvvet', diğeri de 'Nun'u Ümmet! Nun'u Nübüvvet, şanı yüce Peygamberdir. Nun'u Ümmet ise, tüm insanlık!
İnancımız odur ki, kutsal Muhammediyet Nuru'nun, tüm ruhlarla beraber, ervah âleminden; o soyut, mücerret, mutlak yapı taşlarıyla örülmüş ve 'âyânı sâbite' olarak da bilinen Vahdet (teklik) denizinden, "KÜN" (OL!) emri ile Ceberût, Lahût ve Melekût âlemlerinden (evrenlerinden) geçerek, bulunduğumuz evrene; bu çokluk (kesret) ve izafi (göreli) ve zûlmanî âleme inişi ile yaratılış süreci başlamış, böylece "FEYEKÜN" (HEMEN OLDU!) emri yerine getirilmiştir!
Eğer, evrenin o ilk halinde 10 boyut varsa, bu 10 boyut, iki bölümden oluşmuştur. İlk bölüm altı boyutluk sicim kuramına uyar. Diğeri de hepimizin bildiği en, boy, yükseklik ve zaman olarak bildiğimiz dört boyutlu evrenimiz. Altı boyut öylesine küçük, öylesine minicik bir mekâna sığmış ve sıkışmıştır ki, bu mekândan daha küçük bir yer, daha küçük bir hacim ya da bir alan evrende görülemez! Bu mekânın içi, tamı tamına 10-³² cm dir!
Araf Suresi'nin 54. âyeti, yaratılmanın 6 gün sürdüğünü açıklamaktadır. Buradaki 6 günü, 6x24 saat olarak düşünemeyiz. Zira o dönemde henüz dünya ve dolayısıyla dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü tanzim eden günler yoktu ki, gün kavra-mı gündeme gelsin. Bu âyet, adım adım, merhale merhale oluştuğunun anlamlı bir işareti olsa gerektir.