Evrenin genişlemesi ne anlama geliyordu?
Cevap basit ve fakat kafaları zonklatacak kadar çarpıcıydı. Madem evren genişliyordu, o halde dünkü evren bugünkünden daha küçüktü. Yarın daha büyük bir evrende yaşıyor olacağız. Geriye gidersek bir yıl önce, bin yıl önce, milyon yıl önce, milyar yıl önce, evren daha küçük, galaksiler birbirlerine daha yakındı. Böylesine bir geriye gidişle evrenin küçük, çok küçük bir yumak halindeki ilk durumuna ulaşırız ki, bu bize Big Bang'in, yani yaratılışın ilk kanıtını verecektir!
Dünyamızdan uzaya birbirinden farklı yönlerde baksak, sanki biz (us) merkezde bulunuyormuşuz da diğer yıldız toplulukları bizden 13 milyar ışık yılı (13 billion light-years) uzaktaymış gibi bir görüntü elde ederiz. Bu görüntü doğrudur. Ancak, bu mükemmel ayar nasıl olup da özel rölativite teoremi ile de açıklanamıyor, orası açık değildir. Birbirinden 'habersiz' olarak nasıl olup da aynı ışık yılı uzaklıktaki sistemler aynı özelliğe sahiptir, bilinmiyor. Şu anda Kozmolojinin en önemli sorularından biri de budur. Bu soruna 'Ufuk Problemi' (Horizon Problem) deniyor.