"İnsanız hepimiz . Kandan ve kemikten var edildik . Yüceler yücesi , bize ruhundan üfledi. Âdem eyledi bizi kâinata . Duygu verdi , el verdi , ayak verdi , göz verdi , burun verdi, kalp verdi. Yetmedi bir de hizmetimize kâinatı verdi .
Yiyip için, dedi . Doyunca teşekkür edin, sıkılınca sabredin , üzülünce göğe bakın da dedi . Biz ne yaptık? Çoğunu yapmadık . Yüz verdi gittik makyaj yaptık . Burun verdi gittik estetik yaptık . Yüceler yücesine Verdiğinden memnun değilim değiştiriyorum , dercesine bir eyleme giriştik . Allah'ın memnun edemediği kulları olduk . Hiç memnun olmadık , doymadık , şükür etmedik. Peki, bu durumda , insanlar bizi memnun edebilir mi veya biz onları memnun edebilir miyiz ? Varın siz düşünün. "
"Bırakmadan yaptığım ve bıkmadığım tek şey ; okumak.
Koşan beynimin hızını kesiyor.
Coşan ruhumu yerine oturtuyor.
Bedenim kendine ait gerçeği buluyor.
Kahvem fincanda soğuyor.
Gerçekleşen tek isteğim bu ! Elimdeki kitaba sonuna kadar gömüldüğümde kahvemi soğutmayı başarıyorum . "
"Ona aşkımla, ülkümü birbirinden ayırabildiğimi, bu iki şey için de ayrı ayrı ölebileceğimi anlattım."
Bulgaristan'da yaşayan Türkler'e, Bulgar Hükümeti tarafından uygulanan baskı ve zulümleri konu alan muhteşem bir roman Çiçekler Büyür.
İlay! Akçiçeğim , Akçabardağım İlay ! Sanırım hiç ama hiç unutmayacağım seni ve aşkını .
1960'lı yıllar; İlay ve Mehmet Ali'nin çocukluk halleriyle başlayan hikâye, onların büyümeleri ve aynı zamanda büyüyen aşklarıyla devam ediyor.
İlay ; kendi milliyeti, dili ve dini uğruna her şeyden vazgeçebiliyorken ; Mehmet Ali kendine fayda saylayacak herşey uğruna tüm benliğini silip atabiliyor...
İlay; dedesinin etkisiyle kendi köklerine tutkuyla bağlı , zeki , heyecanlı ama aceleci bir kız .
Mehmet Ali ; Con Ahmet'in oğlu , ölmüş annesinin hakkında iyi konuşulmayan , asi , öfkeli bir çocuk .
Yıllar geçip giderken bu iki karakter üzerinden anlatılanlar yürek parçalayıcı...
Verilen mücadele, maruz kalınan işkence ve zulümler , çekilen acılar, dökülen kanlar...
Ve tüm yaşadıklarına rağmen sevdasından ve ülküsünden vazgeçmeyen İlay !
"Bedenler, beyinler ve sevdalar bu toprağa gübre olabilir... Ve her yıl çiçekler yeniden büyür!"