"Ben bir kalıp olmasın istiyorum Rasim Bey, galiba iki tarafla da aramdaki en büyük fark bu. Onlar bir kalıbın peşindeler. Bütün insanları içine döküp şekillendirecekleri bir kalıpları olduğunu düşünüyorlar, ben hangi kalıbın daha iyi olduğunu münakaşa etmiyorum, ben kalıplar olmasına karşıyım... Hürriyet diye başladık, bak nereye geldik, şimdi bize sunulan tercih iki kalıptan birini seçmek. Söyleyin Allah aşkına hürriyet bu mu, kalıplardan kalıp beğenmek mi? Ben böyle hürriyete yokum."
"Bütün çocuklar, denize akan nehirler gibi babalarına akmak, onlara kavuşmak, onlarla bütünleşip, onların gücünü kendi yanlarında hissetmek isterlermiş meğer, " demişti daha sonra Osman'a "babasıyla uzak olmak hayata da uzak olmak manasına geliyormuş. Babanı ya inkâr edip bunun gücünü içinde hissedeceksin ya da babanla kaynaşacak, onun gücünü kendine katacaksın, ortası yok bunun, bir babayla bunun dışında bir rabıta kurmak yoruyor insanı, yalnızlaştırıyor."