Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
337 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Birkan Girgin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
2026 10. kitabı
Talha Uğurluel
9.2/10 · 2.129 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kuşlar Filleri Devirir
Puan vermedi·351 syf.··
2026 9. kitabı
Yazarın kim olduğu düşünüldüğünde tabi ki; aşağıdaki hükümden bağımsız olarak bu kitabı değerlendirmeyeceğiz. "Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın." Hucurat suresi, 6. ayet Her ne kadar objektif olma iddiasında da bulunsa yazar, teröristi sütten çıkmış ak kaşık olarak anlatmaktan geri duramamış. Ayrıca Emin el- Hüseyni (rhm)'yi de siyasi hırslarını her şeyin önüne koyan bir menfaatperest olarak değerlendirmiştir. Kendisini böyle bir yorumdan men etmek gerekir. Neyse diyelim ve buradan uzaklaşalım... Emin el- Hüseyni (rhm), (1897-1974), Filistin bağımsızlığı konusunda ömrü boyunca mücadele vermiş; bir dönemde Kudüs baş müftülüğü yapmış Müslüman bir mücahittir. Hayatı boyunca komşu ülke liderlerini ( Irak, Suriye, Ürdün, Amman, Mısır, Lübnan ...) terörist, emperyal saldırılara karşı bir araya getirerek uyarmaya çalışmıştır. Filistin'in terkinin, yalnız bırakılmasının ümmetin tamamı için tehlike oluşturduğunu gözlemlemiş ve buna karşı harekete geçmiştir. Siyasi olarak Filistin'in varlığını savunmak için Arap Yüksek Komitesi'ni kurmuş ve bunun sayesinde çeşitli kongrelerde katılımcı ve düzenleyici olarak kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır. Yazar'a göre (bence de makul) Emin- el Hüseyni'nin bu faaliyetleri Filistin Kurtuluş Örgütü'nün kurulmasına ön ayak olmuştur ve kendisinden sonra Yaser Arafat artık bu bayrağı taşıyandır ( o dönemden bir bakış açısıyla, okumak gerekir). Her vakayı aktarmak mümkün olmayacak lakin; tarihi gerçeklikler ile Emin el- Hüseyni için şunları da yazabiliriz: İngiltere'nin Yahudileri Filistin topraklarına bela eden ülke olduğunun farkındadır; ve aynı zamanda bu İngiltere, Arap ülkeleri arasında nifak tohumları da ekmiştir. İkinci
Tarih ve Siyaset
Filistin Ulusal Hareketinin Kurucusu Hacı Emin El-HüseyniZvi Elpeleg · İletişim Yayıncılık · 19994 okunma
Sünnetin Hüccet Oluşu
Puan vermedi·134 syf.··
2026 8. kitabı
İmam Suyuti (rhm), bu risalede sünnetin hüccet olduğunu reddeden zevada karşı çeşitli kaynaklardan delilleri bir araya getirmiştir. Bu deliller arasında ayetler, sünnet ve ümmetin uygulamaları vardır. Her bir delili detaylı aktarma gayretinde olamayacağım. Bazı delil olarak kullanılan ayetleri iktibas ile başlayalım. - "Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir. " Haşr suresi, 7.ayet - "(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir." Ali İmran suresi, 31. ayet -"Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzab suresi, 36. ayet -"Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar." Nisa suresi, 65. ayet Bencileyin, yukarıdaki mezkur ayetler kişinin sünneti delil olarak kabul etmesi ve iki elle sarılması için gayet yeterli bir gerekçedir. Allah Rasülü (sav), Kur'an-ı Kerim'den farklı olarak hiç bir şey söylememiştir; hak dışında da konuşmamıştır. Dolayısıyla onun (sav) sözleri ancak ve ancak şerh ya da bilginin olmadığı bir alanda teşri ifadelerdir. "Benden gelenleri Allah'ın Kitab'ına arz ediniz. Ona uygun ise ben söylemişimdir. Şayet ona
Din
Sünnetin Önemiİmam Suyuti · Özgü Yayınları · 20062 okunma
Feryat Lazımdır
Puan vermedi·295 syf.··
2026 7. kitabı
John Holloway ile dünyayı gözlemek ve neticesinde olan kalbin çarpıntısında eşlik edebiliriz birbirimize, sanırım. Belki reddettikleri şeylerin bazılarında da mevzuya dahil olurum; ama çözmeyi iddia ettiği yol üzerinde döşediği tuğlaları gördükten sonra masadan kalkılır sanırım. John Holloway ile refik olamayacağımıza değindikten sonra kitabın ne dediğini zapt etmek faydalı olabilir. John Holloway biraz alegori ile diyor ki " önce feryat (çığlık)" vardı. Peki, bu feryat neden vardı? Kesinlikle cevabı basit ve anlaşılabilir. Bu dünya kapitalist, zalim bir düzen üzerindedir; bunu değiştirmek için ilk yapılması gereken bütün düşüncelerden bağımsız olarak feryata kulak vermektir. Feryadın sahibi kimdir sorusuna da çok toplayıcı bir cevap verir Holloway, "Biz". Bunu da olabilecek en kapsayıcı hal ile ifade eder, biz'in içi herkes ile doludur. Hatta karşıt olarak sermaye sahibini bile görmez; sadece sermayeyi görür. Bu köprünün altından çok su götürecek konudur. Konu üzerinde taraf olanların sitemine sahip olacak yanlış anlamalarımı burada darp etmeyeceğim. Yöntem olarak Holloway der ki; burada bir devrim gerekir. Bu düzen böyle gidemez; lakin sadece iş "düzenin" değişmesi ile de ıslah edilemez. İktidarı araç olarak gören bütün devrimci hareketler bir yerden sonrasında iktidar ve sermaye ile kol kola girerek başka isimlerde de zalim olmuşlardır. Dünyanın çeşitli yerlerindeki komünist partiler gibi... "...Bu kitaba çıkış noktası olarak aldığımız çığlık, militanın çığlığı değil, fakat bütün ezilenlerin feryadıdır. Itaat etmeye karşı gelen, kapitalist makineler haline gelmeyi reddeden herkesin gücünden söz edebilmek için açık militanlığın gücünün ötesine geçmek zorunludur. Ancak direnişin her yer- deliği zemininde devrim imkân dahilinde olacaktır. " Yukarıdaki alıntıyı
Siyaset ve Felsefe
İktidar Olmadan Dünyayı DeğiştirmekJohn Holloway · İletişim Yayınları · 201527 okunma