Ben sadece basitlik istedim. Fakat siz hep satranç tahtasıyla geldiniz. Her adımınız bir hamle, her sözünüz bir tuzaktı.
Siz tahtanın ortasında hüküm sürerken, ben farkında olmadan oyuna sürülen, yönünü arayan bir piyondum. Bana biçtiğiniz rolü oynadım: saf, öngörülebilir, değersiz.
Lakin kibiriniz sizi kör etti, en önemli ayrıntıyı unuttunuz: piyonlar sessiz yürür ama sona vardıklarında artık piyon değildir.
Sonunda, tüm gösterişli taşlarınızı aştım. Siz hamlelerinizle övünürken, ben sessizce son çizgiyi geçtim.
Oyun bitti.
Şah.
Mat!