Aynur

Aynur
@Birokur_o
Tenê mirovek im. (Sadece insanım) İyilik iyidir. Az çoktur.
diplomalı işsiz:)
lisans
Evren, 1 Mart 1990
90 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·80 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 12:05
16. Yüzyılda Anvers’de (Belçika) geçen ve yolları tesadüfen kesişen Yahudi bir genç kızla yaşlı bir Hristiyan ressam arasındaki dostluğu anlatan öykünün arka planında Hollanda’nın İspanyol yönetimine karşı isyanı vardır. Çocukken Hristiyanların şiddet eylemlerine hedef olan ve iyi yürekli bir asker tarafından kurtarılan Esther adlı Yahudi kız, bir Katolik kilisesine asılacak dini bir tabloya (Meryem Ana) modellik eder. İsa bebeği resmetmek için de çıplak bir bebek verilir Esther'in kucağına. Bebeği görünce korku ve tinsintiyle karışık bir ruh haline girer. Çünkü Musevilikte utanma duygusu diğer dinlere göre farklılık gösterir. Özellikle de çıplak bir beden karşısında. Antik dönemde Yahudilerde çıplaklık yüz kızartıcı bir şey olarak görülürdü. Daha sonra bebekle arasında oluşan mucizevi bağ, geçmiş tüm travmalarını gün yüzüne çıkarır. Hristiyanlardan ve onların dininden ne kadar nefret ettiğini hatırlar. Ama o bebek artık hayatının yegane anlamı olmuştur onun için. Tablo tamamlanıp kilisedeki yerini aldığında, Esther neredeyse her gün bebeği görmek için nefret ettiği Hristiyanların kilisesine gider. O sıralarda patlak veren mezhep çatışmaları (Katolik-Protestan) ile öfkeli bir grup kiliseye saldırı düzenler. Bu saldırı sırasında Esther bebeği korumak için canından olur. Ressamın kızın ölü bedenini gördüğü dakikalarda yüreğindeki inancın ışığı sönmüştü. Yetmis yıl inandığı Tanrıyı bir dakikada inkar etti. İyi kalpli güzel insanlar, Tanrı için onları böyle anlamsız bir oyunda harcayacak kadar önemsiz olabilir miydi? İlk kez bir kilisede durmuş Tanrı'dan şüphe ediyordu, çünkü onun çok büyük ve merhametli olduğuna inanmıştı hep, fakat şimdi onun yaptıklarını anlayamıyordu. Kızın ölü dudaklarındaki mutlu gülümsemeyi fark ettiğinde sakinleşti, güzel yüreği yine tevazuyla
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Markiz, Papaza şöyle dedi: Tanrı, mutsuzluk doğuracak bir tek yasa koymamıştır ortaya. Ama, insanlar bir araya gelerek O'nun eserini bozmuslardır. Bizi uygarlık horluyor; doğaya kalsaydı bu kadar horlamazdı. Doğa bize vücutça birtakım ağrılar yüklemiştir, ki siz bunları hiç de yumuşatmamışsınız. Ama uygarlık bize öyle duygular yaratmış ki, siz de bunları boyuna aldatırsınız. Doğa güçsüz varlıkları boğar. Siz, onları sonsuz mutluluklar içine atabilmek icin, yaşamaya zorlarsınız... #balzac #otuzundakadin #okudumbitti Honore de Balzac Otuzunda Kadın
Otuzunda KadınHonore de Balzac · Ema Kitap · 20182,644 okunma
Ülkemiz Okyanusya olmasın!
Puan vermedi·352 syf.··
2023 1. kitabı
3. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya üç ayrı parçaya bölünmüştür. Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya. Olaylar distopik bir evren olan Okyanusya'da geçer. Dünyanın en büyük devleti olan Okyanusya günümüz Londra'sının yerine kurulmuştur. Okyanusya deyim yerinde ise tam bir korku imparatorluğudur. Ülkede yaşayan herkes, yönetim diktesinin buyurduğu her şeye harfi harfine uymak zorundadır. Bu evrende ne kitap okumak serbesttir, ne aşık olmak ne de dostluk ve arkadaşlık kurmak... Renkli giyinmek yasak, makyaj yapmak yasak, yolda gördüğünüz herhangi birine selam vermek yasak... İnsanların temel ihtiyacı olan seks bile rejimin uygun görüldüğü şartlarda ve sadece üremek için yapılır. Öyle ki duygu ve düşüncelere bile yer yoktur bu ülkede. Adına 'telekran' dedikleri cihazlarla insanların jest ve mimikleri bile kontrol altına alınmaktadır. Çocuklar bile aykırı düşünen ebeveynlerini düşünce polisine şikayet etmektedir. Ses, görüntü ve en ufak hareketlerinizi algılayan telekranlarla her an düşünce polislerinin baskınına maruz kalabileceğinizi düşünerek yaşayabilir misiniz? Hükümetin haberleşme ve sansür işlerinin yürütüldüğü bakanlıkta çalışan Winston Smith, diğer çalışanlar gibi görevi gereğince halkı yalanlarla uyutmak ve sahte gerçeklikler yaratmak zorundadır. Ancak Okyanusya'ya ait her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiği an, vatanseverliğini ve hayatını üzerine kurduğu bu sahte dünyayı sorgulamaya başlar. Aynı bakanlıkta çalışan iş arkadaşı Julia'ya aşık olması da işlediği suçu misliyle arttırır. Her fırsatta beraber olmaya çalışan Winston ve Julia yakalandıklarında birbirlerine sadık kalabilecekler mi? Partinin suçlulara yaptığı akıl almaz işkenceler sonunda ilk ihanet kimden gelecek? Okuduklarımın bir kısmı çok tanıdık geldi. Elimizden geleni yapıp engel
Siyaset & Politika
1984George Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021200bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 4. kitabı
"Bu kitap mürekkeple değil kanla yazılmıştır, yazarın kendi kanıyla." Nadia, Kuzey Irak'ta Sincar'ın küçük bir Ezidi köyü olan Koço'da doğup büyümüştür. Altı abisi ve iki ablası olan, yaşamını çobanlık ve çiftçilik yaparak sürdüren sıradan bir Ezidi ailesine mensuptur. Tek hayali okulu bitirdikten sonra bir kuaför salonu açmaktır. 15 Ağustos 2014 günü, bu sıradan hayatı tepetaklak olur ve tüm ailesi dağılır Nadia'nın. IŞİD terör örgütü, Koço'ya girip halkı katlettiğinde Nadya henüz 21 yaşında genç bir kızdır. Militanlar köyün erkeklerini ve seks kölesi olamayacak kadar yaşlı olan kadınları öldürür ve Nadia gibi binlerce genç kızı ve kadını da rehin alır. Öldürülüp toplu mezarlara atılanlar arasında Nadia'nın altı ağabeyi ve annesi de vardır. Köy boşaltıldıktan sonra Nadia ve köyün diğer genç kadınları Musul'a götürülerek IŞİD'in köle pazarlarında satılır. Çok uzakta değil hemen yanıbaşımızda insanlar sırf dini inancı farklı diye, şiddetin her türlüsünü yaşadı.İnsanlığa vicdana sığmayan muameleler gördü. İnsanlık suçu olan soykırıma uğradı. Ve biz hiçbir şey yapamadık! Nadia bir çok militan tarafından tutsak edildi, taciz ve tecavüze uğradı, dövüldü, kırbaçlandı, bedeninde sigara söndürüldü. Şiddetin her türlüsünü gördü. Benden yaşça küçük olan kızları düşündükçe, 'keşke bizi öldürseler de bunları yaşamasak' diye dua ederdim. Köle diye satılmak, insanlığının ve onurunun elinden alınması yeterince kötüydü; pazardaki bir eşya gibi, bir kamyonun arkasındaki un çuvalı gibi militandan militana geçirilme, evden eve götürülme, hatta Suriye'ye nakledilme fikrine dayanamıyordum. Belki Musul'da birileri sokağa çıkıp; "Ben müslümanım bizden stediğiniz gerçek İslam değil." diye bağırsaydı biz Ezidi kızları serbest kalır bunların hicbirini yaşamazdık. Ama onlar (Sünniler) bizi
Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le MücadelemNadia Murad · Epsilon Yayınevi · 2019817 okunma
kitapların özgürce basılıp okunduğu bir dünya dileğiyle...
Puan vermedi·208 syf.··
2022 14. kitabı
Fahrenheit 451 distopik bir bilim-kurgu romanı. Teknolojik olarak oldukça gelişmiş bir gelecekte yaşanıyor kitapta geçen olaylar. Televizyonlar birer küçük kutu gibi değil, aksine evlerin bütün duvarları dev birer ekran halindedir. Bu ekranlar insanları sürekli mutlu olmaya ve aşırı bir tüketim çılgınlığına sürüklemektedir. İnsanlara gerçek yaşamdan uzak ütopik bir dünyada yaşamanın daha cazip olduğunu empoze etmektedir. Bu durum zamanla insanları kitap ve dergi okumaktan, sohbet etmekten, ve birbirleriyle zaman geçirmekten alıkoyar. İnsanların bilgiye ulaşması da, kendilerine sunulandan ve gösterilenlerden ibarettir. O dev ekranlarda hükümet ve yöneticiler ne isterlerse onu izlemek ve onu dinlemek zorundadır Halk. İnsanlar, kendilerini bu dev ekranların söylediklerine o kadar kaptırırlar ki, zamanla aile içi iletişim yok olmaya yüz tutar ve insanlar sağlıklı bir uyku uyuyabilmek için dahi ilaç almaya başlar. Guy montag işini seven sıradan bir itfaiyecidir. Televizyonun ve teknolojinin hüküm sürdüğü bu karanlık dünyada okuma eylemi ise yok olmak üzeredir. Zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyorlardır. Montag'ın işi ise yasa dışı olan üretimlerin en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları. Montag, tüm zamanını televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred ile beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişir ve sorgulamaya başlar. Clarisse bugüne kadar tanıdığı tüm insanlardan çok farklıdır. Çimlere oturan, gökyüzüne bakan, yağmuru hisseden, ve en önemlisi sorgulayan bir kızdır. Montag Clarisse ile tanışmasının ardından bugüne kadar ki tüm bildiklerini sorgulayacaktır. Ve en önemlisi kitapların değerini kavrayacaktır. Bir gün evinde kitap bulundurduğu için yaşlı bir kadının evini yakmaya giderler. Montag
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma