“Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
Her şeyden korktum; hayatın kendisinden, insanların bakışlarından, kendi yetersizliklerimden.
Ve bütün bu korkular içinde yaşadım; yaşamak için yaşamadım, sadece korkularımı ertelemek için…
İnsan bazen kendi hayatına bu kadar yabancı olur mu?
Kendime bile tutunamadım; tutunmak, bazen başkalarına gösterilen bir cesaretmiş gibi geldi bana.
Oysa cesaret, her zaman göz önünde olan bir şey değil, gizlice, sessizce içten gelen bir dirençti.
Belki de bu yüzden tutunamayanlar, en çok kendilerine tutunamazlar.”