Rousseau'ya göre: Başkalarıyla özdeşleşmek onları münferit varlıklar şeklinde algılamamızı tehlikeye atar. İnsanların başkalığını muhafaza edebilmek için başkalarının acısını onların acısı halinde hissetmeliyiz, kendi acımız gibi değil.
İnsanların acıma duygusunu harekete geçirmek için hayal gücüne ihtiyacı vardır; çünkü bunun beni ötekine farazi bir şekilde nakletme biçiminde ortaya çıkmasına yalnızca insanda rastlanır. İçimizde acıma duygusuna yer açmanın kendimizi kendi dışımıza nakledip acı çekenle özdeşleşmekten, bir anlamda kendi benliğimizi terk edip onun benliğine bürünmekten başka bir yolu var mı?