"Sokaklarda belli bir amacım olmaksızın, rastgele yürüyor; para ve şehvet peşinde koşan, o tamahkar suratlı ayaktakımı arasından rahat, umursamaz geçiyordum. Onları görmeye ihtiyacım yoktu, biri ötekinin kopyasıydı. Hepsi bir ağız, ağza asılı bir avuç bağırsaktan oluşuyor, cinsel organlarında bitiyorlardı."
"Dayanılmaz bir şeydi bu: Gördüğüm, aralarında yaşadığım insanların uzağındaydım ya, bir dış benzerlik, hem uzak, hem de çok yakın bir benzerlik, beni gene de onlara bağlıyor, ancak hayatın ortak ihtiyaçları, duyduğum şaşkınlığı azaltıyordu."