Çağdaş Türk Edebiyatı’nda ayin temelli korku, gerilim, bilimkurgu ve düşsel kurgu anlatılarına yenilikçi bir soluk getirme arzusundadır. Bu seçkideki her bir öykü, ayin motifini modern anlatım biçimleriyle harmanlarken; aynı zamanda farklı kültürel pencerelerden yansıyan kadim bilgi ve travma temalarını irdeliyor. Kalemlerin kimisi Erlik Han gibi geleneksel figürleri çağdaş bir yeniden yorumla ele alırken, kimisi X kromozomu ya da frekans gibi bilimsel kavramları mitolojik temalarla harmanlıyor. Ortaya çıkan tablo; bazen büyülü, bazen rahatsız edici, bazen de derin düşüncelere sevk eden bir anlatı evreni sunuyor. Seçki, kültürler arası geçişkenliğin ve türler arası melezliğin edebi sahadaki yansımasına güçlü bir örnek oluştururken; okuyucuya, “mitoloji yalnızca geçmişin değil, geleceğin de şifresidir” dedirtiyor.
Udagan'ın Şarkısı (Funda Özlem ŞERAN); Türk mitolojisi temalı korku gerilim öyküsünde bir şaman soyun günümüze kadar gelişini ve Amazonlar gibi anaerkil bir yapı içinden X kromozomu üzerinden kuşak kuşağa aktarıldığını görüyoruz. Öncelikle Türk Kozmogoni'sinde Gök Tengri asla resmedilmez. Ülgen, Mergen ve Kızagan ise Kayra Han'ın oğullarıdır. Kalemin farkı yanı ise Erlik Han'ı şamanlarla bağlantılı bir Tanrı olarak yorumlanmıştır. Başarılı kalemden beklemediğimiz hayal kırıklığı ise Türk Edebiyatı yerine Türkçe Edebiyatı kavramı kullanmış. Peki aynı durum da Kürt Edebiyatı yerine Kürtçe Edebiyatı mı demeliyiz. Edebiyat, adını ulustan alır.
Ağaç Kapısı (Özlem ERTAN); Sıkıcı ve durağan bir şekilde başlayan öyküde, Göktanrı inancındaki doğanın muhakemesiyle öyküde kırılma noktasını görüyoruz. Batı Anadolu'da geçen öyküde Göktanrı inancının doğa unsurunu Helen Panteonu'ndaki Gaia ve satyrler ile adlandırılmıştır. Helen Panteonu seçildiye Eşref ve Hatice yerine