Evrende her şey zıttıyla bilinir, zıttı ile anlam kazanır derler. Yapılma yıkılmadadır. Topluluk dağınıklıkta, düzeltme kırılmada.. Beyhan Budak da kitabında aynı zıtlığın insan ruhunda da olduğundan bahsediyor. Sağlıklı ben ve sağlıksız ben.. Sağlıksız ben ‘yapamazsın, başaramazsın, sevemezsin, sevilemezsin’ derken; sağlıklı olan ise tam tersini telkin ediyor insana.
Ben de kitabı okuduğumdan beri kendime şu soruyu soruyorum; Bilal sen en çok sağlıklı Bilal’le mi yoksa sağlıksız Bilal’le mi vakit geçiriyorsun? Arkadaşlarını, dostlarını özenle seçen sen; aynı seçimi, en çok vakit geçirdiği kendin için de yapıyor musun? İşte kitap da tam burada yani sağlıklı ben’in sesini nasıl açarız bize onu aktarıyor, unuttuğumuz şeyleri hatırlamamızı sağlıyor.
Kitap içerik olarak 5 bölümden oluşmakta, özetlemek gerekirse; yazar 1. Bölümde kendimizi check etmemizi sağlıyor. Sorunlarımızın kaynağı nedir onları aktarıyor. Ardından çevremizdeki insanlara odaklanıyor. Çevremizi nasıl şekillendirmeliyiz, doğru olan yapı nasıldır bize onları aktarıyor. 3. Bölümde ise her şeyin istediğimiz gibi ya da mükemmel olmasının imkansız olduğundan, bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğinden bahsediyor. Ardından kendimizi yeniden keşfetmemiz ve inşaa etmemiz için neler yapmalıyız ipuçları veriyor. 5. Ve son bölümde ise tüm bu verilen ışığında nasıl değişim sağlarız bize onu anlatıyor.
Kişisel gelişim kitaplarına çok rağbet etmeyen bir insan olarak, bu kitabı tam olarak kişisel gelişim kitabı olarak değerlendirmiyorum. Kitap daha çok terapi havasında ve iki kişi karşılıklı sohbet ediyor gibi kaleme alınmış. Ek olarak kyazar anlattığı konuları, danışanlarının hikayeleri ve bazı benzetmeler ile (ejderha, kilitli kapı, birleşik kap vb.) destekliyor. Bu üslup ise konuların daha sağlıklı ve