Okuldan sonra Hawk, “Anladın mı şimdi ne demek istediğimi?” diye sordu. “Sen bir yabancısın, bunu sakın unutma. Akıllı bir yabancı da duygularını kendine saklar, çenesini kapalı tutar. Öğretmenleri değiştiremezsin, müdürleri değiştiremezsin, insanları değiştiremezsin. Sadece onlara gülersin, hepsi bu. Amerikalılar beni güldürürler o kadar. Senin yerinde olsaydım onlarla uğraşmaz, güler geçerdim. Ben öyle yapıyorum.”
KASABA SAATÇİSİ: Tersinden görünce dünyayı, anlıyorum ki bütün lâmbalar küllük olacak, bütün masalar ağaç, bütün aynalar baş olcak... (Fotoğrafçıya seslenir) Genç arkadaşım o zamana kadar bekleyecek mi? Mağrurdur... Mağrurlar bekler... Çünkü istedikleri bir şey vardır hep... İsteyenler bekler, beklesinler, ama ben beklemeyeceğim! Hiçbir şey!
Fotoğrafçı, kederle Kasaba Saatçisini izlemektedir. Su Memuru dikkatle hesap yapmaya devam eder.
KASABA SAATÇİSİ: Spor Toto’yu beklemeyeceğim... Geceyi beklemeyeceğim... Saatleri beklemeyeceğim... Kadınları beklemeyeceğim...