Bir oyuncu önceden belirlenmiş bir toplumsal role soyunduğunda, genellikle onun için belli bir vitrinin zaten yerleşik olduğunu görür. O role soyunmasının amacı ister esas olarak belli bir görevi
yerine getirmek, ister ona karşılık gelen vitrini devam ettirmek olsun, neticede her ikisini de yapması gerektiğini görecektir.
Dahası, eğer bireyin üstlendiği görev sadece kendisine yeni olmakla kalmayıp aynı zamanda toplum için de yerleşik olmayan bir
görevse veya kişi görevinin algılanış şeklini değiştirmeye kalkarsa,
büyük ihtimalle halihazırda içlerinden birini seçmesi gereken genel kabul görmüş vitrinler bulunduğunu görecektir. Dolayısıyla, belli bir göreve yeni bir vitrin yakıştırıldığında pek ender olarak o vitrinin kendisinin de yeni olduğunu görürüz.