Mert Barış Görken

9/10
·232 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:05
Önümüzde sınırsız, sonsuz bir zaman olduğunu düşünür, rutinlerin yahut aşina olduğumuz hayatın güvenliğini, bilinmezliğin macerasına tercih ederiz. Hiçbir kuytu köşesi olmayan hayatımızın birtakım sürprizlere gebe olması gerektiğine inanır, inisiyatif almaktan kaçınırız. Yaşamımızı şekillendiren irademiz ve seçimlerimiz değil, çoğunlukla dayatmalar ve yönlendirmeler olur. Bu sınırlar dahilinde içimizdeki çölün sessiz sonsuzluğunda, çorak ıssızlığında hayatlarımızı kökten değiştirecek bir mucize ararız. Delidolu hikayemizin anlatıcısı olduğumuz günleri düşleyerek gençliğimizi hiç bitmeyecekmiş gibi “o” gün gelene kadar fütursuzca tüketiriz. O günün geleceğine, gelmesine gerektiğine dair kör bir inançla sahte bir umut tekdüze yaşamlarımızı öleceğimiz güne kadar ipotek etmiştir. Gözlerimizi Çölün uçsuz bucaksız bereketsiz topraklarına her diktiğimizde biraz daha beklememiz gerektiğini fısıldar çöl bize, gençliğimizin sonsuz olduğunu, istersek her şeyi bırakıp sıfırdan yeni bir hayat kuracağımızı söyler. Ancak bu zamana kadar bekleyişimiz boşuna olmamalıdır, son bir umut ve gayret kırıntısı gençliğimizin son kırıntılarını da süpürür. Gelecek olan geldiğinde bedenimiz ve ruhumuz hala eskisi gibi olacak mıdır, ya da daha önemlisi hala dünyada olacak mıyız? Böylece, kitabın temel sorularından biri sonsuz ve biricik gördüğümüz yaşamımızı ne uğruna harcadığımızdır. Aldığımız onca eğitim, bu yaşımıza gelmemizi sağlayan tüm deneyimlerimiz ve yıllar hayatlarımıza en ufak bir mucize vadetmez. Bu her an gerçekleşmesi beklenen mucize bekleyen düşünceler, yaşadığımız o anı yani şimdiyi çekilir hale getirmek için uydurduğumuz hüsnükuruntulardır, zihnimizin bizlere kurduğu tuzaklardır. Yaşamımızın biricik, bize özel olduğunu farz ederiz. Diğer insanlardan farklı olduğumuz hissi yakamızı
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
4/10
·184 syf.··
2024 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2024 02:54
Büyük bir heves ve merakla biraz da Lovecraft bu eser için "başyapıt" nitelendirmesi yaptığından alıp okumaya başladım ancak benim için tek kelimeyle hüsran oldu. La havle çekerek, sıkıla bunala okudum. Belki yazıldığı dönemde korku edebiyatına çok büyük bir sıçrama yaptırmış olabilir ama ben o gözle okuyamadım ve umarım bidaha da karşılaşmayız, Allah'ına emanet
Sınırdaki EvWilliam Hope Hodgson · İthaki Yayınları · 2022315 okunma
7/10
·152 syf.··
2023 153. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2023 16:59
Aralarından en beğendiklerim cehennem tablosu, sonbahar dağları ve ejderha isimli hikayelerdi. İlk ikisinin teması paralel, tabloların insanı hem deliliğe hem hayranliğa sürükleyen dehşet verici güzelliklerini yansıtan hikayeleri seviyorum. Cehennem tablosunda sanatina çok düşkün ve bir derebeyin himayesinde bulunan ressamın, beyinin cehennemin resmini görme arzusu neticesiyle resmi çizmeye girişir ancak ressamin kızının beyle dedikoduların çıkması sonucu ilişkileri gerilir. Buna rağmen büyük bir aşkla ve sapkinlikla resmi çizmeye devam eden ressam beyden bir talepte bulunur. Bu talep cehennem tablosu için gerekli olan aristokrat bir ailenin öküz arabasında yanarak ölmesini içerir. Ressam daha önce böyle bir şey görmemiştir ve görmediği olayı cizemez. Bu sapkın teklifi bey kabul eder ve ressama korkunç bir sürpriz yaparak ressamin kızını asil kıyafetleri içinde arabaya zincirleyerek atese verir. Bunu gören ressam öncesinde tarifsiz bir azap çekerken her şey yanıp kül olduğunda ilhamını kazanır ve delice bir mutluluk içindedir. En sonunda korkunç tabloyu çizer ve intihar eder. Ejderha adlı hikayede alay konusu olan bir rahip digerleriyle alay etmek için gölün kıyısına buradan üçüncü ayın on üçüncü günü bir ejderha göğe yükselecek adlı tabela asar. Zamanla bu duyurusu tüm ülkenin dört yanına yayılır ve o gün gelince küçücük gölün etrafina asiller, rahipler ve halk gölün etrafina dolusur. Yalanı ortaya çıkacak ve söyleyenin onun olduğu anlaşılacak diye korkan rahip bile zamanla bu korkuyu yitirir ve gölün yüzeyine bakmaktan kendi yalanına o bile inanmaya başlar. Birden hava bozar, kara bulutlar toplanır ve şimşekler çakar insanlar bir oraya bir buraya kaçışırken rahip birkaç saniyeliğine gölden kara kanatları ve altın pençeleriyle göğe yükselen bir ejderhayı görür veya
RaşomonRyunosuke Akutagava · İthaki Yayınları · 20222,427 okunma
7/10
·394 syf.··
2023 134. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 04:59
Kitap en baştan beri okuyucuya bir çözülme, kopma noktası olduğunu hissettiriyor ve sırf bu noktaya gelebilmek için devam etmeniz gerektiğini hissediyorsunuz. Kitabın ilk yarısinda karmakarışık duygular içerisindeyim, bazı yerlerinde aniden beni içine çekiyor ve kendimi kaptırıyor gibi oluyordum bazı yerlerinde ise sıkılıyor ve bırakmak istiyordum. Ta ki o noktaya gelinceye kadar: prens kendi gizini ve içini, nasıl birini olduğunu açık açık Vanya'ya itiraf ettiğinde ve dünyalarinin birbirine taban taban zit olduğunu fark ettiğinde Vanya'nin sarsilişiyla kitaba tamamen bağlanmaya başladım. Burada eklemek lazım ki Vanya, diğer dosto karakterlerinin aksine acidan boğulan ve kendi derinliğinde boğulan bir tip değil, acı çeken, ezilen ve ezen, zulmeden ve zulmedilen insanları bir şekilde kendine mıknatıs gibi çekmiş biri. Herkesin derdini dinler, onlari teselli eder ve elinden geldiğince maddi manevi destek olur. Hele ki bir ara hayatı sadece bu insanlara koşturup dertlerini dinleyerek onlara yardımcı olarak geçmeye başlar, bu noktada okuyucuyu bu adamın hiç mi hayatı yok sorgulamasına iter. Vanya roman ve hikaye yazarak geçimini sağlamaya çalışır, eski aşkı suanki yakın arkadaşi Nataşanin fırtınalı aşkıyla, dağılan ailesiyle ve tesadüfen karşılaştıği öksüz bir çocukla uğraşarak hayatını geçirir ve öyleki bu üçlü arasında mekik dokumasindan sıkılmak üzereydim. Neyseki daha sonrasinda olaylar artık koptu, kaçınılmaz olanların birer birer gerçekleşti ve bu üçlünün hikayesi bir şekilde bağlandı. İşlerin bu noktaya gelmesi öylesine duygusal bir şekilde oldu ki zaman zaman gözlerim bile doldu çünkü kitapta acıdan başka bir şey yok.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
9/10
·224 syf.··
2023 132. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 03:14
Fayton adlı öyküsü nitekim diğer öykülerine göre daha az başarılı olsa da gözümde, o bile kendisini bir çırpıda ve keyifle okuttu, diğerlerinin verdiği hazzı tarif edemem. Özellikle portre ve palto beklentimi fazlaca aşan bir seviyedeydi. Dili bu kadar başarılı kullanabilmesi, adeta bir ressam gibi minicik ayrıntıları bile sıkmadan betimleyebilmesi ve sıkıcı bir memur yaşamını bile ustalıkla hikayeleştirebilmesi gerçekten dehşet verici. Palto'da ana karakter basitin de basiti asla yükselemeyen yükselmek de istemeyen kapasitesi sadece yazıları temize çekmek olan ve yaşamını buna adamaktan zevk alan sıradan bir memurdur. Bir gün bu memur yıllardır kullandığı ve alay konusu olan paltosunu tekrar yamatmak için terzisinin yolunu tutar. Terzi her zamankinin aksine o gün alkollü değildir, paltonun artık ömrünü doldurduğunu ve yeni bir palto gerektiğini söyler. Kahramanimizin dünyası başına yıkılır çünkü terzinin söylediği fiyat yıllık kazancının yarısından biraz azdır. Neyseki o ne yapar eder ince hesaplamalarla o fiyatın da yarısına mal eder ve en sonunda herkesin gıpta ettiği bir paltoya kavuşur. O palto imal edilene kadar hayati o olmuştur ve normalde yarın yazıya geçireceği işleri düşünüp mutlu olurken şimdi paltosunu düşünüp mutlu olmaktadir o basit insan. İşte böyle basit bir konuyu bile okuyucuyu kendine bağlayarak anlatabildigi için çok büyük yazardır gogol. Neyse daha sonra memurumuz bir kutlamaya gider ve dönüş yolunda paltoyu haydutlara kaptırır. Yardım için müracaat ettiği önemli kişilerden de beklediği yardımı alamaz üstüne hakaret yer. Hem soğuktan hem üzüntüden hastalanan adam birkaç gün içinde ölür ve olay burda bitmez. Burda öykü hafif bı korku hikayesi kıvamına gelerek değişir ve Petersburg milletin paltosunu çalan bir hortlak söylentisi ile çalkalanır.
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma