Serinin son kitabını bitirdim. Bu seri ile birlikte ormanlarda dolaştım, köpekleri besledim, yeni insanlarla tanıştım, insanların önyargılarına öfkelendim, dalga geçilmesine üzüldüm, çok fazla şey keşfettim.
Düşler Atlas'ına başlarken sanki çok orta yerden direkt maceraya atılıyormuş gibi hissettim. Çünkü önceki kitaplarda Deniz ve Bamba birbirlerinin hayatlarına misafir olmuşlar ve çok fazla şey keşfetmişlerdi. Bu kitapta birlikte yol alacaklarını düşününce ben ilk tanışma anına da şahit olmak isterdim. Kitabın sonlarına doğru yaptıkları konuşma bu yüzden kalbimdeki o eksikliği doldurmaya yetmedi.
Beni sonuyla ters köşe yaptı en sevdiğim kısım bu oldu sanırım, ağzım açık kalarak son sayfaları okudum. Ra ile Tarun'un kardeş olması ve Büyük Avcı'nın çocukları olmaları hiç beklediğim bir şey değildi. Ra'nın en çok hayalini kurduğu kendi ormanı dışındaki dünyayı görebilecek olması beni mutlu etti.
Bu 3lü seri sıcacık tam Çocuk Bayramına özel bir hediyeydi benim için.
Düşler AtlasıÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 2018880 okunma
Bir insanın her günü birbirine benzer. Her insan başarılı, saygın, zengin, mutlu ve huzurlu olmak ister fakat bu farklılıklara ulaşabilmek için hiçbir çaba göstermez, yani aynı şeyleri yapmaya devam eder. Fakat bunları yaparken de her seferinde farklı sonuç almasını bekler. Birbirini sürekli tekrar eden bu hayat zinciri zamanla paslanır. Oyun böylece sonsuza dek devam eder. Farklı bir şeyler yapmaya başlayan insanların bir anda gözleri açılır. Oyunun yeni aşamalarını ilk kez onlar görmüştür ve daha ileri gidebilmek için çaba gösterirler. Bu onlar için yeni bir şeydir çünkü.