Ağaca sımsıkı sarıldım. Ne zaman birine sarılma ihtiyacı duysam, üzülsem, sevinsem bunu yapardım. Burada bana çınar ağacından başka sarılan yok. Sevenim çok ama kimse sarılmanın ne olduğunu bilmiyor.
Çocuk olunca hiçbir derdinin olmadığını sanıyorlar. Sanki bizim üzülecek hiçbir şeyimiz yok. Aklımızdan hiç hüzünlü şeyler geçmez. Hiç üzülmeyiz sanıyorlar.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
Şimdi, şu akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Gözlerin dolmayan sahilinde.