Miray

"Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar...
Sayfa 198·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Doktor, "Bu ilaçları kullan, kötüleşirsen gel teyze" dediydi. Kötüleşirsem nasıl geleyim? Kötüleşirsem yürüyemem ki.
Sayfa 99·Kitabı okudu
"Geçmiş olsun" demelerini istemiyorum ki ben. "Geçmiş olsun"a gelmelerini bile istemiyorum. Geçmiş zaten. Ben, hastayken gelmelerini istiyorum. Hatta hastalanmadan gelmelerini istiyorum. Gelseler zaten hasta olmam. Geçmiş olsuna gitmek âdetini kim çıkardıysa... Geçtikten sonra gitmişsin ne kıymeti var? Hani hastayken gideceksin, bir çorba kaynatacaksın, sırtını ovacaksın, terleyince üstünü değiştireceksin, ne bileyim suyunu vereceksin... O zaman gel geçmiş olsuna. Geçip iyileştikten sonra ben ne yapayım seni?
Sayfa 99·Kitabı okudu
Dönecek yeri olanlar terk etmekten korkmuyor belki de.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Örnek alabileceğim kimsem yoktu. Ben kendi kendimin annesi, babası, dayısı, amcası, teyzesi, uzaktan akrabası çocuğuydum. Kızılacaksa kendi kendime kızardım. Uyarılacaksam tertemiz uyarırdım kendimi. Nasihat edilecek bir durum varsa alırdım kendimi karşıma, güzelce anlatırdım, "Bak kızım" diye başlayan cümlelerle.
Sayfa 83·Kitabı okudu