Hangi ay olduğunu anımsamıyordum, hatta yılını bile. Yalnızca bu anın içimde yaşadığını biliyordum; Mutlu geçmişin
kusursuzca mumyalanmış bir parçası; yaşamlarımızın dönüştüğü bu gri, boş tuvale atılan rengarenk bir fırça darbesi.
Bu çağda bütün enerjimizi dış dünyayı fethetmeye harcamış olduk, bunun sonucunda da açgözlülük duygularımızı katbekat artırdık ve şimdi daha huzursuz, endişe içerisinde ve mutsuz bireyler hâlini aldık.
Bunun nedeni, dış dünyayı fethedeceğiz diye iç dünyamızı ihmal etmiş olmamızdır.