Kamu yararına değilse, hayatının kalan kısmını, başkaları hakkında düşüncelerle yıpratma. Çünkü bir başkasının işlerine, ne düşündüğüne, neyi yapıp ettiğine, neyi ne amaçla söylediğine, neyi aklından geçirdiğine, neyi planladığına ve bunun gibi diğer şeylere kulak asarsan kendine özgü yönetici ilkesiyle ilgilenmekten uzaklaşırsın.
İyilik ve kötülük cehaleti yüzünden insanların bazı davranışları acınası olabilir fakat bu, siyahla beyaz farkını ayırt edememeye mahkûm bırakılanınkinden daha fena bir kusur değildir.
Dışarıdan başına gelen herhangi bir olay mı üzüyor seni? İyi bir şey öğrenmek için kendine boş vakit yarat ve aylak aylak gezinmeye son ver. Diğer bir hataya da dikkat etmelisin artık: Hayatta yıpranmış, dürtüsünün ve düşüncesinin tamamını yönlendirecek bir amaca sahip olmayan kimseler, yaptıkları işlerde ahmakça davranır.
Yaşamının son günüymüş gibi, işlerinde amaçsızlıktan, inandığın düşünceden heyecanla dönmekten, riyakârlıktan, kendini beğenmişlikten ve paylaşılmış şeylere karşı duyduğun hoşnutsuzluktan kurtulursan her işini gayretle yerine getireceksin.
Doğanın her parçasında bulunan iyi, doğanın tüm parçalarını meydana getirir ve doğayı muhafaza eder. Sadece evrenin parçalarının değişimleri değil, bu parçalardan bir bileşene dönüşmüş şeylerinin değişimleri de düzeni muhafaza eder. Bu ilkelere sahipsen, sana yararları dokunur.