Şermin Yaşar la tanışma kitabım ve çok sevdiğim bu kitaptan biraz bahsetmek istiyorum "Deli Tarla". Yazarın dili çok yalın ve anlaşılırdı. Çevremizde olan yaşanılan tanıdık olayları, duyguları okumak güzeldi. Diğer kitaplarını okumak istiyorum.
Arka Kapak Yazısı=
Bazen hayat gizler kendini... Sımsıkı çekilmiş perdelerin ardına saklanan utangaç eviçlerinde, kapıların ardında, güneşin terk ettiği sokaklarda, o bıyıkaltı gülüşlerde, mühürlenmiş ağızlarda, yüze düşen gölgelerde, ketum yüreklerde, harflerin kıvrımlarında, kelimelerin dilsizliğinde, sonsuz susuşlarda, hiç düşülmeyen yollarda, hep beklenen aşklarda, hiç beklenmedik sonlarda gizler kendini hayat...
En sevdiğim beni etkileyen hikayeler...
Çitile
Masumlar apartmanını bana hatırlattı. O kızla nasıl evli kaldı Hakkı hiç bilmiyorum gerçek hayatta sabırlı olamazdı bence. Evin içinde kıyafet çıkaramıyor ve doğum lekesini fırçalayarak adamı hastanelik yaptı O yara bere içinde sargılı halde yine temizlik bezi ve sabunla affet beni diye geldi. Ben olsam napardım bilmiyorum.
Marş Marş
Yok artık ben bu kadar üşengeç değilim ya. Kendime şükrediyorum kendimi üşengeç sanırdım ama bu hikaye baya hastalık haline gelmiş hali. Ofise taşınmak, valiz taşımaya üşenmek o yüzden tüm kazakları montları üst üste giymek ve kumanda pili bitti diye 2 yıl televizyon izlememek. .. Bunlar çok fazla bir insan için. Böyle biri değilim...
Dünya Ahiret Abimsin
Aslında insanların aklında yaptığın iyiliklerle gökyüzüne çıkarırlar ama bir kötülüğünü görsünler seni gömerler. Aslında insanlara yaptıklarınla çok iyi olmuş herkesin tabiri caizse Haluk Levent i olmuş biri var hikayede. O 53 yaşında oluyor hala kimseyle birlikteliği yok. Haluk denen arkadaşı sevdiği kızla evleniyor tüm her şeyden bu Haluk faydalanıyor ve ekmeğini yiyor.
İki