CaN

CaN
Okudukça öğrenip, düşündükçe ölecek gibi olmanın ne olduğunu, yediğim kazıklardan öğrendim. Ancak en acı hançer, sırtımdan vuran babama aitti. 38 yaşında iki kız sahibi bir anneydim. Büyüğüm on üç, küçüğüm yedi yaşındaydı. O yıl, yıllarca öğütlerini ve yaşam mücadelesini her gittiğim ilde öğrencilerimle paylaştığım babamın, kızıma ne yaptığını öğrendiğimde, beynimde bir uyuşma ve ellerime, ayaklarıma inen bir hissizlikle başladı her şey. Sabahın gecelere ne kadar uzak olduğunu o gece öğrendim.
Alıntı
Unutmayın; mağdur ve aileleri suçlu değil. O çocuklar bu toplumun bir bireyi. O kadar güçlü geliyorlar birçok yetişkinin yaşamadıklarını yaşayarak, hayata derin kökler salarak yetişiyorlar. Onların yetiştireceği çocukların da en az onlar kadar güçlü olacağından hiç şüpheniz olmasın. O mağdurları dışlamayın. Sohbetlerinize konu etmeyin. Çünkü belki de bu mağdur sizin çocuğunuz.
Alıntı
Kızlarım, baba olarak benden uzaklaştılar. En acısı da bu belki de. İnsan, evladına sarılırken beni yanlış anlarlar mı diye düşünür mü hiç? Bunun tarifi yok. Kelimelerle nasıl anlatayım ki size?
Alıntı
Ne olur çocuklarınızla yakın olun ve her zaman yapmadığı davranışlara veya söylemediği sözlere karşı duyarlı olun, nedenlerini bulmaya çalışın. Hep onların yanında olun. Onları suçlamayın, sorgulamayın. Siz suçlarsanız çocuk yaşadığı bu olayın nedeni olarak kendini görür ve çok daha vahim sonuçlara gidebilir. Unutmayın, bu olaylarda mağdur iken sizi suçlu çıkaran topluma karşı da bir savaş vereceksiniz, çok güçlü olmak zorundasınız. Hem de çok. Başka şansınız yok.
Alıntı
Anlatılanları dinlemek bu kadar üzücü ve yıpratıcıyken bizzat yaşamanın yol açtığı travmanın boyutları tahmin bile edilemez. Tahmin ediyorum ki okurların çoğu şunu düşünüyor: Benim yakınımda yok, benim etrafımdaki insanlarda olmaz, yaşanmamıştır… Oysa bu konuyu araştırmaya başlayınca öyle olmadığını gördüm. Kimin neler yaşadığından o kadar habersizsiniz ki… Mesela evliliklerin bu sebeple bittiği vakalar çok.
Alıntı