Eveeet, öncelikle Orhan pamuk hayranlarını uyarmalıyım; bu yorumumu beğenmeyebilirsiniz. Yanlış anlaşılmasın Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi kitabını zevkle okumuştum, müzeyi de keyifle gezmiştim ve hatta şu anda aynı kitabı ikinci kere kitap kulübümüz için okuyorum.
Fakat Kırmızı Saçlı Kadın için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kitap güzel başladı, konu beni içine aldı, hatta kuyu olayını, o görseli kafamdan atamadım da bir süre. Fakat sonra iş değişti, sanki yazar konudan sıkıldı ve kitabın kalanını başkasına devretti. Sorularla kalakaldım.
Acaba neden o "gizemli" kırmızı saçlı kadın karakterini derinleştirememiş ama kitabın ismi yapmış? Mahmut Usta'nın sonraki hayatından, hislerinden biraz detay? Peki ya o Oedipus ve Şeyhname takıntısı? Hele o son??
Özetle hayal kırıklığına uğradım, kendimi arabesk bir film seyreder gibi hissettim, o güzel başlangıç daha farklı bir yolda ilerleyip müthiş bitebilirdi. Neyse söyleyeceğimi söyledim, karar sizin. Taşlamayın beni.