NUR

İnsanlar çoğu zaman her şeyi açıklamaya çalışırlar; ama en yakınlarında duran ve en aşina oldukları şeyi, yani “var olmayı”, sorgulamayı unuturlar. Martin Heidegger
Reklam
Heidegger’e göre günlük dil bazen hakikati gizliyordu. Bu yüzden dili alışılmadık şekilde kullanıyordu. İnsanların otomatik olarak okumasını değil, durup düşünmesini istiyordu.(tabii ki C1 almancamla bunları anlamak benim için çok güç Neyse ki İngilizce versiyonları var ilgilenen olursa söylemek istedim.) Martin Heidegger
tek kelimeyi okuyabildim seyn (varlık)
Heidgger El yazisi .Bu notların çoğu “Schwarze Hefte” (Kara Defterler) adlı defterlerinden geliyor. Heidegger bu küçük siyah defterlere geceleri düşüncelerini yazıyordu. Bunlara bazen kendi çalışma atölyesi notları gibi bakıyordu. Heidegger’in bazı el yazmaları yayımlanmadan önce uzmanlar tarafından yıllarca çözümlendi. Yani Almanca profesörleri bile bazen tek bir satırı okumakta zorlanıyordu. Martin Heidegger
Heidegger’e göre insan dünyayı sadece gözleriyle görmez; dili aracılığıyla anlar. Kelimeler sayesinde şeylere anlam verir ve onların ne olduğunu kavrar. Bu yüzden dil, varlığın ortaya çıktığı bir “ev” gibidir. İnsan da bu evde yaşar; çünkü dünyayı dil sayesinde deneyimler, açıklar ve yorumlar. Dil olmasaydı birçok düşünceyi, duyguyu ve tecrübeyi bilinçli olarak anlayamazdık. Martin Heidegger
„İhsan, güneş, rüzgâr ve yağmur gibi umumi olmalı, hususi olmamalıdır.” * Güneş herkese ışık verir. * Yağmur herkese yağar. * Rüzgâr herkese eser. Onlar insanlar arasında ayrım yapmaz. Aynı şekilde bir müminin iyiliği de sadece sevdiği kişilere, akrabalarına veya kendisine faydası olanlara değil, mümkün olduğunca herkese ulaşmalıdır. “İyilik yaparken ayrımcılık yapma; güneş ve yağmur gibi herkese faydalı olmaya çalış.” Bu sözün verdiği mesaj, iyiliğin karşılık beklemeden ve insan seçmeden yapılmasının daha faziletli olduğudur.
Sayfa 371 - Betalar yayınevi·Kitabı okuyor
Reklam