Kadına, şeriatın çizdiği sınırın ötesine geçecek derecede birçok emirlerde bulunuyorsunuz. Çaresiz kadın her dediğinizi kabul ediyor. Her sözünüze eyvallah diyor. Şu suretle yetiştirdiğiniz kadını şimdi ne hakla beğenmiyorsunuz?
Neresi yeterince uzaktı, var mıydı öyle bir yer, onu da bilmiyordu gerçi. Belki de dünya gerçekten düzdü ve insanoğlunun mezaliminden kurtulabilmek için dünyanın ucuna kadar gelip aşağı atlayıvermek gerekiyordu. Yine de kurtulamıyordu insan.
Ama onun hayatı, penceresi kuzeye bakan bir tavan arası gibiydi ve sessiz bir örümceği andıran sıkıntısı, kalbinin bütün köşelerine karanlık ağlarını örüyordu.