Bora Demir

Bora Demir
@BoraDemir
Hayatın içinden bir insan.
Makine Mühendisi, MBA
Üniversite Mezunu
Ankara
10 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hediye - Hibe
Atatürk bedavaya kabul etmedi. Prensip olarak hayatı boyunca parasını ödemediği hiçbir mal ve hizmeti almamıştı, sembolik bile olsa mutlaka ödeme yapmak istedi. Yunanistan sembolik fatura çıkardı. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Pembe Ev karşılığında Selanik belediyesine 10 bin drahmi katkı sağladı.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Tarih
Reklam

Bora Demir

, bir kitap okudu
7/10
·408 syf.·
Beğendi
·
31 günde okudu
·
2018 5. kitabı
Şevket Süreyya Aydemir
8.5/10 · 5,1bin okunma
Şehit Mezarları
"Eğer her şehirde bir mezar ayırmak istersek, Türk yurdunda şehit mezarlarından, adım atacak yer kalmaz."
Sayfa 140·Kitabı okudu
Tarih
9 Eylül
Teşekkür ederiz yılmadığın için, “Yenildik teslim oluyoruz" demediğin için, Ayağında çarığı sofrasında azığı olmayan insanlara umut olduğun için. Herkes bitti derken "İzmir'in dağlarında çiçekler açar" dediğin için... Büyük kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarına şükran ve minnet duygularımızla...
Tarih
Osmanlı’da Türklük
Madem ki eski osmanlı kalabalığını teşkil eden milletlerden her biri kendi benliğine dönüyordu. O halde bu milletler arasında türk olan kütle içinde bir milli ruh, bir milli duygu lazımdı. Bu, bir kendine dönüş ve kendini buluş demekti. Bunun üzerine bazı kültür hareketleri başladı. Bir şeyler arayan ve bir şeylere muhtaç olan genç ruhlar için bu hareketler büyük değer taşıyordu. Gerçi biz evvelce de Türk'tük. Fakat kendimize Türk diyemezdik. Türk sözü, birçok ırkı, kavmi birleştiren bir imparatorlukta, bir kavmin diğerleri üstünde tahakkümünü hatırlatır ve onları gücendirir diye düşünülüyordu. Halbuki bu imparatorlukta yaşayan diğer ırkların, diğer milletlerin hepsi kendilerini, kendi milletlerinin adıyla tanır ve anarlardı. Benim okuduğum asker mektebine Yemen'den Kürdistan’dan veya saraya hısım akraba olan Çerkes köylerinden getirilen imtiyazlı çocuklar, hep milliyetleriyle övünürlerdi. Bize yukarıdan bakarlardı. Fakat biz türkler, kendimizi anlatmak için ırk hüviyetimizi hiçbir zaman dile getirmezdik. ırkımızı da bilmez, ya inkar ederdik. millet adı geçmek lazım geldiği zaman kendimize sadece: --Osmanlı! der, geçerdik. Hatta dilimizin adı bile Türkçe değil, Osmanlıca'ydı. Tarihimizin de osmanlı tarihi olduğu gibi. Reddedilen, inkar edilen türk adına kimsenin sahip çıkmaması için tadbir alınmıştı. umumi kanaate göre türk kaba, görgüsüz ve kabiliyetsiz bir varlıktı."
Sayfa 47·Kitabı okudu
Tarih
Reklam