Summer

Summer
@Bplus
Yargılamıyor muyum yani? Yo, yargılıyorum, tüm vaktimi yargılamakla geçiriyorum. Gözlerini sahte bir dehşet ifadesi içinde açıp, “Yoksa beni yargılıyor musunuz?" diyen insanlara çok kızarım. Tabii ki yargılıyorum sizi, hem de durmadan yargılıyorum. Vicdanı olan her varlık yargılama yükümlülüğüne sahiptir. Ama benim verdiğim hükümler "sanıklar”ın varoluşunu etkilemiyor. Takdir ediyorum veya takdirimi geri çekiyorum, nezaket ayarı yapıyorum, ek kanıtlar ortaya çıkıncaya kadar dostluğumu askıya alıyorum, uzaklaşıyorum, yakınlaşıyorum, yüz çeviriyorum, cezayı tecil ediyorum, her şeyin üstünden sünger geçiriyorum veya öyleymiş gibi yapıyorum. Muhataplarımın çoğu bunların farkına bile varmıyorlar.
Sayfa 66 - Adam·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam

Summer

, bir kitap okudu
8/10
·556 syf.·
Beğendi
·
41 günde okudu
·
2024 4. kitabı
John Steinbeck
8.7/10 · 45,5bin okunma
Kendine güvenen şefkatli bir havası vardı. Bütün trajedileri denediği, acı ve ıstırapları yüksek bir durgunluğa ve insanüstü bir anlayışa varmak için birer basamak saydığı ela gözlerinden anlaşılıyordu. Ailenin bir kalesi olduğunu, yerinin düşürülmeyecek, berkitilmiş bir yer olduğunu biliyor, bu durumu kabul ediyor ve bundan ötürü memnun görünüyordu. Ana, korku ve acıyı kabul etmedikçe İhtiyar Tom ile çocukların da korku ve acı nedir bilmeyeceklerini anladığı için her zaman kendi kendine bu duyguları yadsırdı. Aile üyeleri hoşa gidecek bir şey olduğu zaman ananın da hoşuna gidiyor mu diye yüzüne bakarlardı. Ana eksik malzemeyle neşe yaratmayı çok iyi bilirdi. Ama neşeden de iyi olan şey, soğukkanlılıktı. İnsan her zaman ihtiyatlı olmalıydı. Ananın ailedeki bu büyük ve alçakgönüllü yeri ona bir soyluluk, temiz ve duru bir güzellik vermişti. Ailede her derde çare bulması, herkesin yarasına merhem olması onun ellerini kendinden emin, sakin ve soğukkanlı yapmıştı. Her tartışmada hakem olduğu için yargılarında da bir tanrıça kadar duygulardan uzak ve yanlışsız olmayı öğrenmişti. Sanki kendisi bocaladığı zaman ailenin de sarsılacağını, ayağı gerçekten sürçtüğü ya da mutsuzluğa uğradığı zaman ailenin de yıkılacağını, ailenin de yaşama ve çalışma isteminin kaybolacağını biliyordu.
Sayfa 92 - Ana
Kadın
Şunu da bilirsin ki, ben aptal bir adam değilimdir. Bu toprağın iyi bir toprak olmadığını bilirim. Ortak olmaktan başka bir işe yaramaz. Bu toprağın parçalanmaması gerekti. Oysa şimdi de toprağa öldüresiye pamuk ektiler. Beni zorla buradan atmaya kalkmasalardı belki de şimdi Kaliforniya'ya gider, canım isterse üzüm yer, canım isterse portakal toplar, istemezse toplamazdım. Ama eşşoğlu eşşekler bana, 'Buradan çıkıp gideceksin!' dediler. Hey Allah'ım! Insan zorla hiçbir şey yapmaz!"
Sayfa 60 - Muley
Hayat ve İnsan