Neriman bu mahallede, bu evin içinde, bu gaz lambası, bu ihtiyar adam, bu dökülmüş sıvalar, bu eğrilmiş korniş ve çatlamış eski atlas perdeler karşısında, bu yeni silinmiş küflü tahta kokuları arasında insanın mesut olabileceğini görüyordu ve bu evde geçen neşeli günlerini hatırladı. Şinasi de, koca olarak bu eve gelebilir ve herkesin paylaştığı müşterek bir saadet içinde, Neriman, vicdan azabı duymadan mesut olabilirdi. Fakat ne idi , ara sıra Neriman’ı yakalayan o kuvvetli arzu ki bunların hepsine karşı nefret , isyan uyandırıyordu.