Her ay iki kitap seçiyoruz:
Biri kurgu, biri kurgu dışı!
• Önce bir anket atıyoruz:
“Bu ay hangi türde kitaplar okuyalım?”
24 saatin sonunda en çok oy alan iki kategori belli oluyor.
• Ardından isteyenler “kitap seçim grubuna” katılıyor.
Sadece oy vermek için gelebilirsin, kitap tanıtmak için de!
• Kitap önermek isteyenler eşleşiyor:
Bir kurgu + bir kurgu dışı kitap önereni takım oluyor!
Birbirlerinin destekçisi oluyorlar.
• Takımlar hazır, kitaplar seçildi mi?
O zaman sıra yayın açmakta!
Her takım kitaplarını tanıtıyor.
Eşit süre, yaratıcı tanıtımlar, bol bol ikna çabası!
• Son adım: Tanıtılan kitaplarla son bir anket yapıyoruz.
Ve o ayın kazanan kitapları belli oluyor!
Herkes bilinçli, eğlenceli, demokratik bir seçimle kitaplara kavuşuyor.
• Bu süreçte tanıtılan kitaplardan o kadar etkileniyoruz ki…
Kendi kişisel listemize bile ekliyoruz!
Kitap Simyacıları Kulübü
Bir türkü olursun kuşların cıvıltısında…
Trafik cezası yediğinde devlete ve yedi düvele sövenlerin; 12 Eylül’ün işkence tezgahlarından geçen, tabutluklarda bok içinde yaşama tutunan ve tutunmakla kalmayıp yanaklarındaki gamzeleri bir an olsun soldurmayan bir civanmerde Cumhuriyet sevgisi nasihatleri vermesini gördüm.
Hayatında yolunu bir fukarayı ziyaret için bile cezaevine düşürmemişlerin; 16 yaşından bu yana fikirlerinden başka hiçbir suç işlemeden, harama yan gözle bakmadan, hırsızlıkla, uğursuzlukla, işbirlikçilikle, ispiyonculukla işi olmadan hayatını mütemadiyen zindanlarda geçiren bir turna kuşunu yargılamaya çalıştıklarını gördüm.
Çok sevdiğini öne sürdüğü ülkesinin dilini konuşmayı/yazmayı bilmeyenlerin, o dilin “de”sini, “da”sını, “mi”sini, “ki”sini bir cümlede yeri geldiğinde yalnız bırakmaya aklı ermeyenlerin; “1600 yılından bu yana bu topraklarda yakılan her türküyü bilirim” diyecek kadar buranın suyundan fışkıran ve öldüğünde tabutuna bu ülkenin bayrağının sarılmasını vasiyet eden bir pınarla memleket sevdası yarıştırmaya kalktıklarını gördüm…
Eray Özer
güle güle Sırrı Süreyya Önder Abi…