Zorluklarla söylüyormuş gibi kendisinin bile zor işiteceği , aklına nereden geldiği , ne zaman ezberlediğini bilmediği bir şiir okudu :
"Ey şehr - i Medine !
.....
Ben peşindeyim kaybolan aşkın
Ey şehr-i canım , ey şehr-i yarim
Haberin olsun , ben kederdeyim ! "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fahreddin Paşa ağır ağır yürümeye başlayınca , bir Türk teğmeni yaklaşıp selam verdi :
-Paşam kolunuza gireyim isterseniz ? Hastasınız herhalde ...
-Sana yük olurum evladım .
-Yük mü Aman paşam , siz sadece benim değil . Medine'de on beş bin Türk'ü hatta koca Osmanlı'nın yükünü çektiniz. Şimdi kolunuza girsem , bunu asla yük olarak addedemem. Bilakis kendim için en büyük şeref sayarım efendim ...
Rommel'in öğrencisi Rommel'in derste sorduğu bir soruyu anlatıyor .
"Fransızlardan almak istedikleri bir tepe var . bu tepeyi almak için ne yaparsınız ? "
Değişik stratejiler konuşulur. Sonunda öğrenciler soruyu kendisine sorarlar; Siz olsanız ne yaparsınız ? Rommel şöyle cevap verir :
" Ben vurdum Fransızlar yok oldu. Orası bizim oldu. "