Korkuyorsan,neden bu kadar uzakta yaşıyorsun şehirden ? Neden üç evli sokağın en ucundaki evde oturuyorsun ? Son kaldırım taşından bile elli beş adım ötede ne işin var ? Garip kaderime gülümsedim ; aynaya bakarak tabii. Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden ? Unuttum. Dur, hayır; unutmadım. Yalnız yaşadıkça,yalnız kalmaktan korktukça... aynadan uzaklaştım; fakat biliyordum böyle bir düşünceydi. Köpekler sinirimi bozdu, şimdi kendime gelirim. Buldum: Yalnız kalmaktan korktukça yalnızlığım artıyor .
Bilgeler, bağışından pay almak için halka utanmazca yaltaklanmak,abartılı övgülerle sevgi ve saygısını satın almak, pek çok deli alkış tutunca,heyecanla artlarından koşmak, el çırpmalarla kendinden geçmek, ilahi tasviri gibi kendini utku şenliklerinde taşıtmak veya baldırıçıplaklar görsün diye pazaryerinin ortasında karga tulumba edilmek kadar delice bir şey gösterilebilir mi ? İnsan nitemini bile taşımaya layık olmayanlara takılan isimler, lakaplar,düzenlenen ilahi törenler, en tiksinç zalimlerin öylece ilahileştirilmesi, bütün bunlar kısaca, ne kadar eğlenilse de,gülünç delilikler değil midir ?