Heyette daha sonra İnönü döneminde Cumhurbaşkanlığı Başkatibi olan Yarbay Tevfik (Bıyıklıoğlu) askeri danışman olarak bulunmaktadır. Şaşırtıcı bir gelişme olur. İsmet Paşa ondan görüş ister. Tevfik Bey "Süleymaniye'den ne çıkar? Buraları dağlıktır. Musul olmayınca oralara gidilemez bile. Başa bela olur." diyerek inanılmaz bir değerlendirme yapar.
Osmanlı yönetimi bu durum üzerine 18 Ekim 1912'de İtalya'yla Oşi Anlaşması'nı yaparak Libya'yı İtalya'ya bıraktı. Buna karşılık İtalyanlardan savaş sırasında Türkiye'yi baskı ve abluka altına almak için işgal ettikleri On İki Ada'yı geri alacaktı. (Bu son husus maalesef işletilemedi ve II.Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın boşaltmak zorunda kaldığı On İki Ada konuyla hiçbir alakası olmayan Yunanistan'a armağan edildi.)
Bu cephede Süleymaniye ilk direnişin başladığı ve son direnişin bittiği yerdir. Elcerize Cephesi toplam dört yıl süren bu kahramanca direnişin Kurtuluş Savaşı'nın en uzun süreli cephesidir. Tarih kitaplarında geçmeyen bu saptamalarımız yadırganabilir. Ancak Kurtuluş Savaşı'nın "ilk kurşun"uyla ilgili İzmir'de Hasan Tahsin, Maraş'ta Sütçü İmam hakkındaki tartışmalar sembolik niteliğindedir. Bunların dışında Ege'de ilk örgütlü direniş Ayvalık'ı işgale gelen Yunan birliklerine karşı Yarbay Ali Çetinkaya tarafından 30 Mayıs 1919'da gerçekleşmiş, üç gün sonra Ödemiş'in işgaline karşı 2 Haziran'da kuvva-i milliye direnişi oluşmuştur.
Kurtuluş Savaşı'nın Elcezire (Mezopotamya) cephesini anlatan güzel bir kitap. Yarbay (Kaymakam) Özdemir bey ile Şeyh Mahmut'un Sülaymaniye ve Revanduz'da kahramanca yaptığı mücadeleyi konu alır. Batı cephesinin tarihimizdeki yeri bu kadar büyükken Mezopotamya cehpesinin bu kadar saklı kalması üzücü. Kerkük ve Musul için İngilizlerle yapılan zorlu savaşın, dönemin en büyük hava kuvvetleri olan Royal Air Force (RAF) karşı verilen kahramanca mücadelenin tarihe bıraktığı izleri görmek için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. İngilizlerin yerli işbirlikçiler elde etmek için çevirdiği dolapları ve harcadığı paraları okuyabilirsiniz. İngiltere bu coğrafya için bütün gücünü kullanmaktan çekinmemiştir. Lozan'a kadar verilen Kuva-yi Milliye ruhuyla yapılan savunmanın Misaki Milli sınırlarımızın dışında kalan Musul ve Kerkük'ün acıklı hikayesidir.